En Uygun Uçak Bileti Fiyatları - Ucuz Uçak Bileti AMP Mobil

Ordu Gezi Rehberi (2026): Gezilecek Yerler, Ne Yapılır ve Bilmeniz Gerekenler

Yayın Tarihi: 2026-08-28T06:55

Bazı şehirler vardır, daha ilk görüşte insana kendini sevdirir. Karadeniz’in o hırçın mavisiyle yemyeşil doğasının sarmaş dolaş olduğu Ordu, tam olarak öyle bir yer. Bu şehirde nereye dönerseniz dönün, gözünüz hep aynı noktaya takılır: Şehrin tacı gibi duran Boztepe.

Benim için Boztepe sadece bir seyir noktası değil; Ordu’ya her gelişimde kendimi ödüllendirmek için kaçtığım bir sığınak, yeniden yaşamak istediğim bir deneyim. Çünkü buraya çıkmak, sadece bir tepeye ulaşmak demek değil; şehri yavaş yavaş geride bırakıp gökyüzüne doğru yükselmek, bulutlara komşu olmak demek.

Ordu sahilinde keyifle yürürken rengârenk teleferik kabinlerini görüyorsunuz. O küçük kabine adım attığınız anda, sıradan bir şehir gezisinden çok daha fazlasının başlayacağını zaten hissediyorsunuz.

Kapılar kapanıyor, kabin hafifçe sarsılarak hareket ediyor ve birkaç saniye içinde ayaklarınızın altındaki şehir küçülmeye başlıyor.

Yaklaşık 7 dakika süren bu yolculuk boyunca gözlerimi manzaradan ayırmak içimden gelmedi. Özellikle gün batımına yakın bir saatte bindiyseniz, gökyüzünün turuncudan pembeye, oradan morun en asil tonlarına bürünüşünü izlemek gerçekten tarif edilemez bir huzur.

🌅 Bazı manzaralar fotoğraflanır, bazıları ise sadece yaşanır. Ordu Teleferiği kesinlikle ruhunuzla yaşamanız gereken o nadir anlardan biri.

💳 Tesis işletmesini sağlayan ORBEL A.Ş. tarafından uygulanan en güncel fiyat listesini aşağıya bırakıyorum. Gitmeden önce bütçenizi planlamak iyi olabilir:

Teleferikten indiğiniz an yüzünüze çarpan o temiz ve serin Karadeniz rüzgârı sizi adeta kendinize getiriyor.

Şöyle bir durup aşağıya bakıyorsunuz; bütün Ordu ayaklarınızın altında. Şehrin o yorucu karmaşası yok, korna sesleri yok, koşturmaca yok... Sadece sonsuz bir deniz, dimdik dağlar ve özgür bir gökyüzü var.

☕ Boztepe’den bakarken o eşsiz manzaraya karşı cam bardakta içilen demli bir Karadeniz çayının tadı, inanın başka hiçbir yerde aynı olmuyor. Belki denizden gelen esintiden, belki de o anın ruhunuza üflediği huzurdan... İnsan çayını yudumlarken zamanı unutuyor, oradan kalkıp gitmek istemiyor.

Tam ruhumu dinlendirdim, dinginliğe ulaştım derken bu defa eğlence ve adrenalin çağırıyor!

Boztepe’nin en yeni ve en heyecan verici aktivitelerinden biri olan Raytapark Dağ Kızağı, o muhteşem manzara keyfini adrenalinle harmanlıyor. Açıkçası ilk kez binerken "Acaba çok mu hızlı?" diye hafif bir tedirginlik yaşamadım değil.

Raylar aşağıya doğru kıvrıla kıvrıla uzanıyor, keskin virajların ardında ise her seferinde devasa bir Karadeniz manzarası patlıyor. Kendinizi hazır hissettiğinizde freni bırakıyorsunuz...

⚡ Ve macera başlıyor! Rüzgâr yüzünüze vuruyor, virajlar peşi sıra akıp gidiyor ve bir bakmışsınız kocaman bir çocuk gibi çığlık atıp eğleniyorsunuz. Saatte 40 kilometre hıza kadar çıkabilen bu kızaklarda kontrol tamamen sizin elinizde. İster kolu kendinize çekip sakin sakin manzaranın tadını çıkarın, ister tamamen bırakıp hızın doruklarına varın. Gelişmiş güvenlik sistemleri sayesinde içiniz de son derece rahat oluyor.

Boztepe’de gökyüzüne dokunduktan sonra hazır Ordu'ya gelmişken rotanıza mutlaka eklemeniz gereken diğer favori noktalarımı da şuraya not ediyorum:

Karadeniz kıyısında, tarihi bir kilisenin gölgesinde gün batımını izleyebileceğiniz, mitolojik hikayelerle dolu büyüleyici bir burun.

Sonbaharda renk cümbüşüne dönen, sessizliğiyle insanı dinlendiren, doğa fotoğrafçılarının tam anlamıyla aşık olacağı bir göl.

Dünyada eşine az rastlanan o devasa menderesleri yukardan izlemek, yeşilin üzerinde özgürce yürümek tarif edilemez.

Sahil yolunda ilerlerken karşınıza çıkan, karabatakların ve martıların yuvası olan, izlemesi keyifli minik bir görsel şölen.

Ordu, benim için sadece "gezilip görülecek yerler" listesinden ibaret bir şehir değil. Burası hissettirdikleriyle, bıraktığı o özgürlük duygusuyla hafızama kazınan bir yer.

Teleferikle gökyüzüne tırmanmak, Boztepe’de bulutlara komşu olup çay yudumlamak, hemen ardından dağ kızağıyla rüzgara meydan okumak... Bu deneyimlerin her biri şehre ayrı bir değer katıyor.

Eğer bir gün yolunuz Karadeniz’e düşerse, kendinize bir iyilik yapın ve rotanızı Ordu’ya çevirip Boztepe’ye çıkın. Kim bilir, belki aşağıya dönerken siz de benim gibi mırıldanırsınız:

Ana Sayfaya Dön