İçeriğe geç
Türkiye'nin Seyahat Sitesi
Kınalıada’da denize girilecek yerler
Seyahat Rehberi

Adalar’da gezilecek yerler

Plaj keyifleri, tarihi yapıları ve doğa yürüyüşleri ile Adalar her mevsim güzel. İstanbul’un olmazsa olmazı Adalar’da gezilecek yerler için tıkla!

25 dk okuma Büyükada
Paylaş
İçindekiler
  1. 11. Heybeliada Sanatoryumu
  2. 12. Mizzi Köşkü – Büyükada
  3. 13. Aya Yorgi Kilisesi – Büyükada
  4. 14. Aya Yani Kilisesi – Burgazada
  5. Açık olduğu saatler
  6. 15. Halik Koyu Plajı – Büyükada
  7. Giriş ücreti
  8. 16. Reşat Nuri Güntekin Evi – Büyükada
  9. 17. Burgazada Camii
  10. 18. Adakule – Büyükada
  11. 19. Aya Nikola Plajı – Büyükada
  12. Giriş ücreti
  13. 20. Aya Nikola Rum Manastırı – Büyükada
  14. 21. Kalpazankaya – Burgazada
  15. 22. Çam Limanı Koyu – Heybeliada
  16. 23. Taş Mektep – Büyükada
  17. Giriş ücreti
  18. Açık olduğu saatler
  19. 24. İsmet İnönü Evi Müzesi – Heybeliada
  20. Giriş ücreti
  21. Açık olduğu saatler
  22. 25. Nakibey Plajı – Büyükada
  23. 26. Saatli Meydan – Büyükada
  24. 27. Troçki’nin Evi – Büyükada
  25. 28. Değirmen Tepesi – Heybeliada
  26. 29. Adalar Müzesi – Büyükada
  27. Giriş ücreti
  28. Açık olduğu saatler
  29. 30. Madam Martha Koyu – Burgazada
  30. 31. Con Paşa Köşkü – Büyükada
  31. 32. Viranbağ Plajı – Büyükada
  32. Giriş ücreti
  33. 33. Yerine Ulaşmayan Mektuplar Anıtı – Demokrasi ve Özgürlükler Adası
  34. 34. Bet Yaakov Sinagogu – Heybeliada
  35. 35. Alman Koyu – Heybeliada
  36. 36. Hamidiye Camii – Büyükada
  37. 37. 27 Mayıs Müzesi – Demokrasi ve Özgürlükler Adası
  38. 38. Prenses Koyu Plajı – Büyükada
  39. 39. Kangelaris Ailesi Anıt Mezarı – Heybeliada
  40. 40. Karanlıktan Aydınlığa Açık Hava Sergisi – Demokrasi ve Özgürlükler Adası
  41. 41. Demokrasi Feneri – Demokrasi ve Özgürlükler Adası
  42. 42. Büyükada Tabiat Parkı
  43. Giriş ücreti
  44. 43. Halk Plajı – Burgazada
  45. Giriş ücreti
  46. 44. Hristos Manastır Mezarlığı – Burgazada
  47. 45. Agasi Efendi Köşkü – Büyükada
  48. 46. Ayios Nikolaos Kilisesi – Heybeliada
  49. 47. Panayia Kilisesi – Büyükada
  50. 48. Sabuncakis Köşkü – Büyükada
  51. 49. Henry Bulwer Şatosu – Demokrasi ve Özgürlükler Adası
  52. 50. Hacopulo Köşkü – Büyükada
  53. 51. Ada Çarşısı – Büyükada

11. Heybeliada Sanatoryumu

Heybeliada Sanatoryumu görünümü

Heybeliada Sanatoryumu, 1924 yılında hizmete girdi. Burası Türkiye’nin ilk pandemi hastanesi olma özelliğini taşıyor. Kuruluşun temelleri, Mustafa Kemal Atatürk’ün isteğiyle atıldı ve uzun süreçli sağlık sorunları için bir iyileşme ve rehabilite merkezi olarak faaliyet gösterdi.

Başlangıçta sadece 16 yatak kapasitesi ile açılan bu merkez, zamanla genişleyerek 1939 yılında yatak sayısını 370’e çıkarıldı. 1940’ların başlarında, Değirmentepe olarak adlandırılan yeni bir bina daha eklendi ve yatak kapasitesi daha da artırılarak toplamda 602 yatak sayısına ulaşıldı. Genellikle doğanın içinde, sakin ve huzurlu alanlarda kurulan bu tür sağlık merkezleri, hastaların dinlenip, sağlıklarına kavuşmaları için ideal koşullar sunuyordu.

Konum Linki

12. Mizzi Köşkü – Büyükada

Mizzi Konağı, binanın ana kulesi

Büyükada’nın kalbinde, Çankaya Caddesi üzerinde, İstanbul’un en sıra dışı yapılarından biri olan Mizzi Köşkü, 19. yüzyılın sonunda George Mizzi tarafından bir ev olarak inşa edildi. Mizzi Köşkü, sıkıştırılmış kırmızı tuğladan örülmüş olan cephesi ve anıtsal köşe kulesi ile dikkat çekiyor. İtalyan mimar Raimondo D’Aronco tarafından tasarlanmış olan bu köşk, 1930-1940 arasında San Remo Oteli olarak kullanıldı. Özgün dokusu ve rengi sebebiyle bu benzersiz köşkün geçmiş dönemlerde, “Kırmızı Kuleli Köşk” ve “Al Palas” gibi isimlerle de anıldığı biliniyor.

Konum Linki

Yazar Notu: Köşkte zaman zaman sanat etkinlikleri düzenleniyor. Burayı gezmek istiyorsan bu etkinlikleri takip edebilirsin.

13. Aya Yorgi Kilisesi – Büyükada

Aya Yorgi Rum Ortodoks Kilisesi. Büyükada'daki tarihi kilise.

Büyükada’nın tepesinde, çağlar boyu birçok insan için kutsallık atfedilmiş Aya Yorgi Kilisesi yükseliyor. 6. yüzyılda Bizans İmparatoru II. Justinianus tarafından kurulan bu dini yapı, zaman içinde birçok kez yenilenerek günümüze ulaştı. Hristiyan dünyasında saygı duyulan bir figür olan Aziz George’a adandı.

Kilisenin iç kısmı, ziyaretçilerin umut ve dileklerini temsil eden birçok madeni para ve mumla dolup taşıyor. Duvarlara bağlanan rengarenk kurdeleler de bu dileklerin birer simgesi haline geldi. Bu geleneksel uygulamalar, kilisenin büyülü havasını pekiştiriyor. Denizden yaklaşık 200 metre yükseklikteki bu saklı cennet, adanın en yüksek tepesinde konumlanıyor. Kilisenin çevresini saran ormanlık alan, ziyaretçilere derin bir huzur ve sükunet hissi sunuyor. Kiliseye giden yol zorlu olsa da, tepede karşılaşacağınız büyüleyici manzara tüm yorgunluğunuzu unutturabilir.

Konum Linki

Yazar Notu: Kiliseye 23 Nisan ile 24 Eylül’de çıplak ayakla ve hiç konuşmadan çıkanların yarı hacı olduğuna inanılıyor. Türkiye’deki iki haç noktasından biri olarak kabul edilen kiliseye bu tarihlerde gidersen kültürel bir deneyime tanıklık edebilirsin.

14. Aya Yani Kilisesi – Burgazada

İstanbul'un Burgazada Adası'ndaki Aya Yani Ortodoks Kilisesi

Aya Yani Kilisesi, Burgazada’da yer alan Neo-Bizans tarzındaki en etkileyici yapılarından biri olarak öne çıkıyor. Vaftizci Yahya’ya adanmış olan bu kilise, Bizans döneminden beri tarih boyunca varlığını koruyor ve ziyaretçilerini adeta büyülüyor. Yapının kökenleri, Büyük İskender’in generali Antigone tarafından adaya inşa edilen büyük bir kaleye kadar uzanıyor. Ada, ilk olarak Antigone’nin adıyla anılıyor. Ancak daha sonra Yunanca’da kale anlamına gelen Burgaz ismini alıyor. Bu derin tarih, Burgazada ve Aya Yani Kilisesi’nin benzersiz atmosferini şekillendiriyor. 1899 yılında, mimar Nikolaos Dimadis tarafından yeniden ele alınan kilise, 1759 ve 1817 yıllarında onarımlar gördü. 1894’teki depremden sonra kullanılamaz hale gelen ve sonrasında 1899’da yapılan restorasyonla bugünkü ihtişamına kavuşan kilise, halen daha ayakta duruyor.

Kilisenin girişi güney cephesinde yer alıyor ve bir narteks ziyaretçileri karşılıyor. Narteksin iki yanında, kemerli kapılarla ayrılan iki bölüm bulunuyor. Sol taraftaki bölümden aşağı inildiğinde, Patrik Methodius’un hapsedildiği hücreye erişilebiliyor. Hücrenin sağ taraftaki bölümden ise merdivenler kilisenin ana bölümüne çıkıyor.

Konum Linki

Açık olduğu saatler

  • Yalnızca pazar günü saat 09.00-13.00 arasında açık

15. Halik Koyu Plajı – Büyükada

deniz manzarası eşliğinde kumsalda yer alan şezlonglar

Halik Koyu Plajı, doğal güzellikleri ve sakin atmosferiyle ziyaretçilerini etkisi altına alan eşsiz bir nokta. Büyükada’da yer alan bu harika alanın denizi kristal kadar berrak, kumsalıyse altın gibi parlıyor. Ayrıca güneşin batışını izlemek için ideal bir noktalardan birisi.

Plajın etrafı, plaja hoş bir gölge kazandıran yeşil ağaçlarla sarılı. Burada piknik yapabilir, bir kitapla vakit geçirebilir ya da denizin huzur veren sesine kendinizi bırakabilirsin. Ayrıca, plajda serin bir içecek ya da leziz bir yemek sunan bir kafe yer alıyor. Halik Koyu Plajı’nın geçmişi de dikkat çekici. Osmanlı döneminden bu yana var olan bu plaj, eskiden sultanların ve sarayın gözde mekanları arasında yer alıyordu. Bu yüzden plaj, tarihi bir havaya sahip dersek yanlış olmaz.

Konum Linki

Giriş ücreti

  • Hafta içi 200 TL

  • Hafta sonu 250 TL

Yazar Notu: Giriş bölümü taşlık olduğu için buraya gelirken yanında deniz ayakkabısı bulundurmanı tavsiye ediyoruz.

16. Reşat Nuri Güntekin Evi – Büyükada

Reşat Nuri Güntekin Evi görünümü- Büyükada

Büyükada’nın sakin sokakları arasında, denizin meltemiyle sarılan bir mücevher gibi gizlenen Reşat Nuri Güntekin Evi, Türkiye’nin seçkin yazarlarından Reşat Nuri Güntekin’in bir zamanlar ailesiyle birlikte yaşadığı ev olarak biliniyor. Adanın özenle korunan ve ihmal edilmemiş sayılı yapılarından biri olarak öne çıkan bu ev, beyaz duvarları ve büyüleyici deniz manzarasıyla göz kamaştırıyor.

1937’de Reşat Nuri Güntekin’in mülkiyetine geçen bu üç katlı muhteşem yapı, içinde barındırdığı yaşanmışlıklar, anlatılar ve hikâyelerle adeta bir edebiyat kalesi gibi. Yapının ikinci katı, günümüzde yazarın kızı Ela Güntekin tarafından hâlâ kullanılıyor.

Konum Linki

Yazar Notu: Özel mülk olduğu için içeri giriş bulunmuyor.

17. Burgazada Camii

burgazada camii görünümü

İstanbul’un fethinin beş yüzüncü yılı anısına inşa edilen cami, adaya hem dini hem de tarihi derinlik katıyor. 1953 yılında inşa edilen bu yapı, adanın mimari zenginliğine katkıda bulunan ilk ve tek ibadethanesi. Bu caminin tasarımı, Türk mimarlık geleneğinin klasik unsurlarını yenilikçi bir yaklaşımla harmanlıyor.

Burgazada sakinlerinin caminin inşaat sürecine topluca destek vermiş olması, bu yapıyı ada topluluğu için özel kılıyor. İnşaatın tamamlanması için çabalarken, yerel Rum ustalarından Angelos’un gönüllü olarak inşa sürecine dahil olması, adanın kültürel zenginliğine ve dayanışma ruhuna işaret ediyor.

Konum Linki

18. Adakule – Büyükada

Adakule, Büyükada'nın zirvelerinde gözetleme noktası

Adakule, Büyükada’nın zirvelerinde yer alarak nefes kesen manzaralar sunan ve adanın yangın gözetleme noktası olarak hizmet veren, Orman Genel Müdürlüğü bünyesindeki beş katlı bir yapı. Nisan ayıyla birlikte aktif hale gelen bu yapı, termal kameralar aracılığıyla yangın tehlikesini erken tespit edip, yangın söndürme ve orman koruma ekiplerini hızla harekete geçiriyor. Adakule’nin tepesi, hem yerli hem de uluslararası ziyaretçilerin uğrak yeri olan bu noktadan, adanın büyüleyici panoramasını gözlemlemek mümkün.

Konum Linki

19. Aya Nikola Plajı – Büyükada

Aya Nikola Plajı havadan görünümü

Aya Nikola, İstanbul’un karmaşasından bir nefes almak için mükemmel bir kaçış noktası. Bu benzersiz yer, adanın doğasıyla tarihini harmanlayarak ziyaretçilere sunuyor. Konum olarak adanın güney tarafında bulunan bu sahil, kendine özgü Aya Nikola Manastırı’nın yanı başında yer alıyor. Sahilin öne çıkan özellikleri arasında, parıldayan suları ve yumuşak, altın rengi kumları bulunuyor.

Suyun berraklığı ve serinliği, özellikle yaz sıcağında serinlemek isteyenler için ideal. Sahile adım attığında, yanı başındaki Aya Nikola Manastırı’nın tarihi dokusuna tanık olabilirsin. Bu Bizans dönemi yapısı, mimarisi ve sakin atmosferiyle ziyaretçileri kendine hayran bırakıyor. Aya Nikola Sahili’nde denizin ve güneşin tadını çıkarırken, aynı zamanda bu tarihi manastırı ziyaret edebilir ve adanın doğal güzelliklerini keşfedebilirsin.

Konum Linki

Giriş ücreti

  • 200 TL

20. Aya Nikola Rum Manastırı – Büyükada

Aya Nikola Rum Manastırı

Doğu kıyıları Büyükada’yı süsleyen ve denizin derin maviliğiyle bütünleşen bir barış ve sükunet ikonu olarak karşımıza çıkan Aya Nikola Rum Manastırı, adanın geçmişine ve kültürel yapısına önemli katkılarda bulunmuş bir yer. 1680 yılında İngiliz keşifçi Thomas Smith’in ilk defa dile getirdiği bu tarihi yapı, zaman içerisinde birçok dönüşüm geçirmesi ile ünlü. 17. yüzyıla kadar kullanılmayan ve Kayra Bizans yerleşkesinin kalıntıları üzerinde yükselen manastır, 1783’te bir dönem azınlık eğitim kurumuna ev sahipliği yaptı.

Bu eğitim kurumu sonradan İstanbul’da, patrikliğin bulunduğu alana Büyük Okul olarak taşındı ve günümüze kadar eğitim vermeye devam etti. 1821’de Yunan Bağımsızlık Savaşı’nın başlamasıyla Türk Ordusu’nun kontrolüne geçen manastır, restorasyon sonrasında Büyükada’ya gelen Rum ailelere misafirhane olarak hizmet verildi. 1852 yılında çıkan yangın manastırı, içindeki ikonostasis ve dini resimlerin büyük kısmıyla birlikte, ciddi şekilde hasara uğradı. 1860 yılında ise manastır, Bizans Orta Çağ kiliselerinin çoğunda görülen dört sütunlu, kubbeli ve haç şeklindeki merkezi plana sadık kalınarak orijinaline uygun bir şekilde yeniden yapıldı. Bu yeniden inşa süreci, manastırın mimari tarihinde dikkate değer bir bölümü temsil ediyor.

Konum Linki

21. Kalpazankaya – Burgazada

kalpazankaya seyir noktası görünümü

Adanın en çok tercih edilen bölge, hem seyir noktasına hem popüler restorana hem de plajlara ev sahipliği yapıyor. Gün batımı tutkunları için Kalpazankaya, ideal bir izleme noktası sunuyor. Kayaların arasında, adanın büyüleyici manzarasına karşı unutulmaz anlar yaşayabilirsin. Burgazada’nın en ünlü yerlerinden biri olan bu bölge, eşsiz ada manzarasına dalıp gitmek için mükemmel bir mekan.

Konum Linki

22. Çam Limanı Koyu – Heybeliada

Çam Limanı Körfezi'nin panoramik manzarası

Heybeliada’nın güneyinde, konumlanan Çam Limanı koyu, Türkiye’nin öne çıkan koylarından biri olarak kabul ediliyor. Bu koy, çevresindeki çam ağaçları sayesinde adını aldı. Çam ağaçlarının bıraktığı ferahlatıcı koku ve berrak hava eşliğinde, muhteşem deniz manzarasının ve doğanın keyfini sürme imkanı sunuyor. Çam Limanı Koyu’nda denize girmek, bazılar için farklı bir deneyim sunuyor. Sahilden suya giriş, birdenbire derinleşen yapıda olduğundan, herkes için uygun olmayabilir. Ancak yüzmede kendine güvenen kişiler ve tekne ile ulaşım sağlayanlar için biçilmiş kaftan.

Çam Limanı Koyu, doğal manzaralarıyla beraber, tarihi ve mimari özellikleriyle de ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Koyu ziyaret etmek, doğanın kucağında zaman geçirmekle kalmayıp, aynı zamanda tarihle iç içe bir deneyim yaşamak anlamına geliyor.

Konum Linki

23. Taş Mektep – Büyükada

istanbul büyükada'da bir taş bina (taş okul) görünümü

İBB tarafından yakın zamanda restorasyonu tamamlanılarak hizmete sunulan Taş Mektep, Sultan Abdülaziz döneminde inşa edildi. Köprülü Mehmet Paşa Numune Mektebi ismiyle okul olarak faaliyet gösteren kurumun adı daha sonra Büyükada İlkokulu oldu. Restorasyon sonrası kütüphane, çalışma alanı, kültür-sanat merkezi olarak hizmet vermeye devam eden Taş Mektep mimarisi ile de dikkat çekiyor.

Konum Linki

Giriş ücreti

  • Ücretsiz

Açık olduğu saatler

  • Pazartesi günleri kapalı, diğer günler 10.00-18.00 arasında açık

Yazar Notu: Kütüphane üyeliği için T.C. nüfus cüzdanı, ehliyet, pasaport gibi resmi geçerliliği bulunan bir kimlik belgesiyle başvurabilir ya da E-devlet üzerinden üye olabilirsin.

24. İsmet İnönü Evi Müzesi – Heybeliada

İsmet İnönü Evi Müzesi  dış görünümü- Heybeliada

Türkiye Cumhuriyeti’nin köklü tarihini aydınlatan özel mekânlardan biri, İsmet İnönü Evi Müzesi olabilir. İsmet İnönü, Cumhuriyetin kuruluşunda önemli rol oynamış, aynı zamanda ikinci Cumhurbaşkanı olarak görev yaptı. Mustafa Kemal Atatürk’le birlikte Kurtuluş Savaşı’nın zorlu dönemlerinde omuz omuza mücadele eden İnönü’ye ait bu ev ölümünden aile tarafından müze olarak korunmasına karar verildi ve İnönü Vakfı’na devredildi.

1934 yılında bu konutu satın alan İnönü, Atatürk’ten aldığı mobilyalarla döşedi. Mobilyalar günümüze kadar korunmuş, tarihî dokularıyla dikkat çekiyor. Müze, İnönü’nün kişisel tarihine dair değerli bilgiler sunuyor. İnönü’nün konutu, Heybeliada’nın huzur veren atmosferinde yer alıyor. Bugün müze olarak ziyarete açık olan bu ev, İnönü’nün sosyal hayatına ışık tutan eşyalarla dolu. Müze, İnönü’nün yaşamına dair zengin içerikler sunarak, Türkiye’nin ikinci Cumhurbaşkanını daha yakından tanıma fırsatı veriyor.

Konum Linki

Giriş ücreti

  • Ücretsiz

Açık olduğu saatler

  • Pazartesi günleri kapalı, diğer günler 10.00-17.00 arasında açık

25. Nakibey Plajı – Büyükada

Nakibey Plajı havadan görünümü

Büyükada’nın incilerinden biri olarak öne çıkan Nakibey Sahili, 1984’ten bu yana ziyaretçilerine kapılarını aralıyor. Aile tarafından işletilen bu mekan, her sene kendini geliştirerek, daha nitelikli ve çeşitlilik gösteren hizmetler sunma peşinde. Sahilin kıyı kısmı, derinliğin boy hizasına ulaşana dek kumla kaplı, bu özellik sayesinde endişesizce yüzebilirsin. Şezlong, giyinme kabini ve şemsiye gibi birçok ihtiyacını karşılama şansın da var.

Konum Linki

İpucu: ENUYGUN’da erken alınan biletler için özel fiyatlar bulunuyor. Bir sonraki sene için tatilini ocak ayı sonuna kadar planlarsan uçak biletini çok daha uygun alabileceğini unutma! Şimdi seyahatinin ilk adımı olan İstanbul uçak bileti almak için tıkla.

26. Saatli Meydan – Büyükada

Büyükada’nın merkezinde bulunan ve ada tarihinin bir yansıması olan Saatli Meydan, ziyaretçilere ada hakkında derinlemesine bir bakış sunuyor. Meydan, ada merkezinde konumlanmış olup, ada yaşamının en canlı yanlarını sergilemekte. 1923, Türkiye Cumhuriyeti’nin doğuş yılında inşa edilen ve meydanı süsleyen konik şekilli saat kulesi, adanın tarihi dokusuna ışık tutan bir simge.

Saatli Meydan, adalılar için bir araya gelme mekanı, çeşitli sosyal aktivitelerin odağı ve ada canlılığının bir göstergesi olarak hizmet veriyor. Meydan çevresindeki yapılar, adanın mimari çeşitliliği ve zengin tarihini gözler önüne seriyor. Saatli Meydan, aynı zamanda adanın tarihindeki önemli dönemlere de tanıklık etmiş bir mekan. Meydan çevresindeki binalar ise, adanın mimari gelişimine ve tarihi evrimine dair bilgiler sunuyor.

Konum Linki

27. Troçki’nin Evi – Büyükada

Sovyet Rusya’nın unutulmaz isimlerinden olan Lev Troçki, bir dönem Büyükada’da yaşamıştı. Bugün bu ev terk edilmiş olsa da halen Troçki’nin Evi olarak anılıyor. Troçki’nin Evi, Büyükada’nın dikkat çeken ve tarih boyunca önem arz eden yerlerinden biri olarak öne çıkıyor. Bu yapı, aslen Sivastopol Köşkü olarak tanınıyor.

Troçki, 1929 ile 1933 yılları arasında bu evde yaşadı. Bu dönemde, otobiyografisini ve ‘Rus Devrim Tarihi’ adlı eserini kaleme aldı. Troçki’nin Evi, onun sürgünde geçirdiği zamanların bir bölümüne tanıklık ettiği için bu isimle anılmaya başlandı. Yapı, üç katlı ve 3600 metrekare genişliğinde. 18 odası ve beş banyo/tuvaleti bulunuyor.

Konum Linki

28. Değirmen Tepesi – Heybeliada

Heybeliada’nın dört tepe arasında en yüce konumda yer alan Değirmen Tepesi, 136 metrelik yüksekliği ile ada manzarasının en ihtişamlı noktası. Doğal ve kültürel zenginliklerle dolu bu yer, ziyaretçilerine hem tarihi hem de doğal güzellikler sunuyor.

Değirmen Tepesi’nden İstanbul’un eşsiz manzarasını görebilirsin. Bu noktadan, Marmara Denizi’nin sonsuz mavilikleri, adaların çeşitli yeşil tonları ve İstanbul’un büyüleyici silueti bir araya gelerek göz kamaştırıcı bir tablo oluşturuyor. Bu manzara, herkese unutulmaz anlar yaşatıyor. Bu tepeye adını veren değirmen, geçmişte ada yaşamında önemli bir rol oynadı. Günümüzde değirmenin izlerini bulmak zor olsa da, isminin sürdürülmesi geçmişe olan bağlılığı koruyor. Doğa severler için cennet niteliğindeki Değirmen Tepesi, çam ormanlarıyla sarılı ve doğa yürüyüşleri ile piknik yapmak için mükemmel bir mekan olarak biliniyor.

Konum Linki

29. Adalar Müzesi – Büyükada

Adalar Müzesi, şehrin ilk modern kent müzesi olma özelliğini taşıyor. Adaların tarih öncesi dönemlerden günümüze uzanan serüvenini, binlerce eser, 20 bin doküman, 6 bin fotoğraf ve sayısız film ile sözlü tarih kayıtları aracılığıyla gözler önüne seriyor. Müze Adalar’ın doğal güzelliklerini, tarih boyunca sahip olduğu çeşitliliği, zamanla yok olan canlı türlerini, doğanın nasıl zarar gördüğünü ve bu durumun sonuçlarını ziyaretçilere aktarıyor. Özellikle çocuklar için hazırlanan sürprizlerle dolu bu bölümde, zaman içinde kaybolan deniz canlılarına dair bilgiler yer alıyor. Yakın zamanda yok olan balık türleri, kabuklular ve bitkiler de bu sergide incelenebiliyor. Marmara Denizi’nde tükenen yaşamın, alglerden mikroskobik canlıların atıklarına kadar geniş bir yelpazede ele alındığı görülüyor.

2010 yılında, İstanbul’un Avrupa Kültür Başkenti olması kapsamında açılan Adalar Müzesi, tarih, bugün ve gelecek hakkında bilgi sunan dokunmatik ekranlar, Osmanlı Arşiv belgeleri, mimari miras, sözlü tarih ve ünlü Adalılar hakkında bir veri tabanı sunuyor. Adalar Müzesi’ndeki kalıcı sergilere ek olarak, geçici sergiler de düzenleniyor. Bisiklet Sergisi gibi özel sergiler, Türkiye’de bu alanda açılan ilk sergilerden biri olmasıyla dikkat çekiyor. Sergide, Adalar’da kullanılmış 40’a yakın farklı marka ve döneme ait bisikletler sergileniyor.

Konum Linki

Giriş ücreti

  • Tam 80 TL

  • İndirimli 40 TL

  • Yabancı ziyaretçiler 160 TL

Açık olduğu saatler

  • Pazartesi günleri kapalı

  • Yaz aylarında haftanın altı günü 10.30-18.00

  • Kış aylarında haftanın altı günü 10.00-17.00 arasında açık

30. Madam Martha Koyu – Burgazada

Madam Martha Koyu olarak bilinen gizemli ve hikayesiyle dikkat çeken bir koy. Bir zamanlar Halikya ya da Balıkçılar Koyu olarak anılan bu yer, şimdi renkli bir kadının hikayesini yaşatıyor. Martha, Mısır doğumlu, Ermeni kökenli bir kadındı. Babası Osmanlı Bankası’nın Müdürü olduğundan, küçük yaşlarda İstanbul’a taşınmak zorunda kaldı. Türkiye’nin ilk balerinlerinden biri olarak tarihe geçen ve sonrasında ise evlenerek Burgazada’ya yerleşen Martha, ömrünü doğa ve denizin büyüsüne adadığı için buraya da adını verdi.

Madam Martha Koyu, büyüleyici manzarası ve esrarengiz hikayesiyle ziyaretçilerini ağırlıyor. Bölge, doğa severler için popüler bir kamp alanı olma özelliği taşıyor. Mavinin yeşille kucaklaştığı bu doğa harikası yerde, kumsuz, kayalıklarla çevrili bir plaj seni bekliyor. Adanın denize girilecek en güzel noktalarından biri olarak kabul ediliyor. Koy çevresinde herhangi bir tesis bulunmuyor. Bu da daha rahat bir şekilde hareket etmeni sağlıyor.

Konum Linki

31. Con Paşa Köşkü – Büyükada

1880 yılında Midilli’de doğan Con Paşa tarafından inşa ettirildi. Achileus Policisi’nin mimarlığını yaptığı köşk, en etkileyici yapılar arasında yer alıyor. Con Paşa, köken olarak Venedik’li bir aileden gelmekte ve gerçek ismi Trasiyolos Yannaros olarak biliniyor. İdare-i Mahsusa’nın başında olduğu dönemde, Con Paşa, Kadıköy-Adalar arası ilk seferleri düzenleyen kişiydi. Bu seferlerde kullanılan vapurların isimleri Bağdat, Basra ve İhsan’dı.

Dönemin mimari özelliklerini yansıtan çeşitli dış süslemeleriyle dikkat çeken eklektik bir yapı olmasının yanı sıra benzersiz yapısı ile de dikkat çekiyor. Bahçesinde birbirinden farklı heykeller sergileniyor, çatı kuleleri ve ahşap süslemeler göz kamaştırıyor. Köşk, ahşap sütunlu balkonlarla çevrili olacak şekilde inşa edildi. Con Paşa’nın ölümünün ardından ev, Avusturyalı eşi ve çocuklarına miras kaldı. Savaş sonrasında aile hakkında bir bilgi alınamayınca, Maliye Bakanlığı köşkü mülk edindi ve satışa sunmdu. Evin sahipleri zamanla Emanuel Karasu, Hristo Draganis, Dr. Michal Kuromenos, Ahmet Borovalı ve Müzehher Borovalı olarak değişti.

Konum Linki

Yazar Notu: Geçici olarak kapalı. Büyükada ziyaretin öncesinde açık olup olmadığı ile ilgili bilgi almanı tavsiye ediyoruz.

32. Viranbağ Plajı – Büyükada

Büyükada’da konumlanan Viranbağ Plajı, bu yerleşim yerinin en berrak sahilleri arasında yer alıyor. Sükuneti ve huzurlu atmosferi, onu öne çıkarırken, nefes kesen manzarası ve etkileyici havasıyla da dikkat çekiyor. Aynı zamanda, plajda sunulan yeme içme olanakları da bulunması buraya gelenler için avantaj oluşturuyor.

Kum ve çakılın bir arada olduğu bu plajda şezlong, şemsiye, duş, giyinme kabini, restoran gibi çeşitli hizmetler de yer alıyor. Ek olarak çevresinde konaklama imkanı da bulunuyor. Büyükada’nın güneybatısında, merkezden 6 kilometre uzaklıkta konumlanmış olan Viranbağ Plajı’nda geçireceğin vakit, hem rahatlatıcı hem de keyifli geçebilir.

Konum Linki

Giriş ücreti

  • Hafta içi 300 TL

  • Hafta sonu 400 TL

33. Yerine Ulaşmayan Mektuplar Anıtı – Demokrasi ve Özgürlükler Adası

Yerine Ulaşmayan Mektuplar Anıtı, önceleri Yassıada olarak anılan, günümüzde ise Demokrasi ve Özgürlükler Adası ismi ile bilinen adada konumlanıyor. Bu anıt, adada yargılanıp yakınlarıyla iletişim kurma şansı bulamayanların anısına inşa edilmiş. Yakın dönemi sembolize eden Yerine Ulaşmayan Mektuplar Anıtı, tarihi keşiflere meraklı olanların ilgi duyacağı duraklardan.

Konum Linki

34. Bet Yaakov Sinagogu – Heybeliada

1940’larda, Heybeliada’ya yazlık için gelen Yahudi ailelerin sayısı 250’yi aşınca, adada bir sinagog gereksinimi ortaya çıktı. Başlangıçta, bu kişiler Rum İlkokulu’nun bir bölümünde ibadet etmekteydi. Ancak 1953’te, Orhan Sokak’ta bir arazi satın alındı ve bu arazi üzerinde inşa edilen sinagog, 1956’da ibadete açıldı. Sinagog, mimari açıdan dikkat çekici örnekler arasında yer alıyor. Ayrıca, tarihi yapısı ve önemiyle sinagog, Heybeliada’nın en dikkat çekici turistik yerlerinden biri olmayı başarıyor. Bet Yaakov Sinagogu, sadece ibadet edilen bir yer olmakla kalmıyor, aynı zamanda kültür ve tarih merkezi olarak da ön plana çıkıyor.

Konum Linki

35. Alman Koyu – Heybeliada

Heybeliada’nın batı tarafında bulunan Alman Koyu, adanın en kristal sularına ev sahipliği yapıyor. Buraya her ne kadar karadan ulaşılsa da genel olarak teknelerle gelmek ve denizin keyfini çıkartmak daha iyi olabiliyor. Koy yılın stresini üzerinizden atıp huzuru bulabileceğiniz bir kaçış noktası. Yeşilin ve mavinin buluştuğu bu eşsiz manzaraya sahip koy, denizin berraklığını ve güzelliğini keşfetmek, gün batımının büyüsüne kapılmak ve huzurlu saatler geçirmek için harika bir nokta.

Konum Linki

36. Hamidiye Camii – Büyükada

Büyükada’nın büyüleyici mimari harikalarından biri olan Hamidiye Camii, adanın zengin tarihine ve estetiğine dair önemli bilgiler sunuyor. 1893 yılında temeli atılan ve 1895’te inşaatı tamamlanan bu muhteşem yapı, II. Abdülhamid’in talimatıyla inşa edildi. Dönemin çeşitli stil özelliklerini bir araya getiren, zıt tasarımıyla dikkat çeken Hamidiye Camii, kesme küfeki taşı kullanılarak iki katlı olacak şekilde yapıldı. Alt katta bulunan iki sütun üzerine düz tavan oturuyor.

Caminin ana ibadet mekanı olan harim, dışa doğru yarım yuvarlak bir çıkıntı oluşturan kare bir plan üzerine kurulu. Bu kutsal alan, dıştan kurşunla kaplı bir ahşap kubbe ile örtülü ve kubbenin iç yüzeyi, bağdadî çıta üzerine sıva işlemi sonrası kalem işi nakışlarla süslü. Kubbenin merkezinde, siyah bir zemin üzerine altın yaldızla yazılmış İhlâs sûresi göze çarpıyor. İlk zamanlar bu alan, Türk çocuklarına eğitim vermek amacıyla okul olarak kullanılan bu bina ilerleyen yıllarda adada Müslüman nüfusun artması sebebiyle camiye çevrildi ve o zamandan bu yana ibadethane olarak kullanılıyor.

Konum Linki

37. 27 Mayıs Müzesi – Demokrasi ve Özgürlükler Adası

27 Mayıs 1960’da tutuklanan siyasilerin mahkemelerinin yapıldığı spor salonu günümüzde müzeye dönüştürüldü ve 27 Mayıs Müzesi adı ile konuklarını ağırlamaya başladı. O dönem Deniz Kuvvetleri’ne bağlı bir ada olan Yassıada’da bulunan spor salonu darbe mahkemesinin de ana karargahı olmuştu. Müzede Yassıada yargılamaları olarak tarihte yerini alan sürece kadar giden zaman dilimini çeşitli belgeler eşliğinde görebilirsin.

Konum Linki

Yazar Notu: Müzeye günübirlik ziyaretler her yıl nisan ayında başlıyor.

38. Prenses Koyu Plajı – Büyükada

Doğal güzellikleriyle çevrili bu plaj, yakınında bulunan otel tarafından yönetiliyor ve 350 kişilik kapasitesiyle ziyaretçilere restoran, büfe gibi imkanlar sunuyor. Akşam saatlerinde muhteşem gün batımı manzaraları ile büyüleyen plaj, aileler, büyük gruplar, çiftler ve çocuklar için ideal bir ortam sağlıyor. Büyükada, plajları ve ada atmosferiyle hem yerli hem de yabancı turistlerin ilgisini çekiyor. Prenses Koyu Plajı ise, denize girmek isteyenler için Büyükada’daki ideal noktalardan birisi olarak kabul ediliyor.

Konum Linki

39. Kangelaris Ailesi Anıt Mezarı – Heybeliada

19. yüzyılda, Büyük Britanya İmparatorluğunun Gemlik Konsolosu olarak görev yapmış Spyridon Kangelaris, genç yaşta yitirdiği eşi Sevasti’nin anısına bu muazzam anıtı diktirdi. Anıtın görkemi, gelenleri adeta büyülediği için de ünü giderek arttı. Bu anıtın mimarisi, gotik ve neoklasik stilin ögelerini harmanlayan bir İngiliz tarzıyla şekillendi. Sekizgen bir yapıya sahip olan bu eser, tuğla kullanılarak inşa edilmiş ve köşeleri dövme demir parmaklıklar ile güçlendirilerek inşa edildi. Anıtın yapımında kullanılan mermerler, İtalya’dan Heybeliada’ya özel olarak getirildiği biliniyor.

Anıt üzerinde, Spyridon Kangelaris’in eşi Sevasti’ye duyduğu derin sevgi ve yaşadığı acıyı dile getiren bir yazıt mevcut. Bu yazıt, Sevasti’nin ölümünü takiben 4 Ağustos 1868 tarihinde yerine eklenmiş. Spyridon Kangelaris, vefatından sonra eşinin yanına, anıtın hemen bitişiğine gömülmüş. Süslü Mezar, ziyaretçilerine sıradan bir anıt mezarın ötesinde, dokunaklı bir aşk hikayesi sunuyor.

Konum Linki

40. Karanlıktan Aydınlığa Açık Hava Sergisi – Demokrasi ve Özgürlükler Adası

Karanlıktan Aydınlığa Açık Hava Sergisi adlı sergi, tarih severleri ve meraklı gözlerini geçmişin derinliklerine davet ediyor. Demokrasi ve Özgürlükler Adası’nda konumlanan sergi, adanın yakın tarihini bir zaman çizelgesi üzerinden anlatıyor. Sergi mekanında, “demokrasi” kelimesinin dört farklı dilde yazılı olduğu bir duvar göze çarpıyor. Bu duvar, demokrasinin evrensel değerini ve bu kavramın önemini ön plana çıkarıyor.

Konum Linki

41. Demokrasi Feneri – Demokrasi ve Özgürlükler Adası

Fener, 24 metre yüksekliğinde, taş bir yüzey üzerinde yükseliyor ve adanın fotoğrafçılar tarafından en çok tercih edilen noktalarından birisi haline geldi. Fenerin bulunduğu alanı çevreleyen yeşil alanlar ve oturma yerleri, bu bölgeyi daha da çekici kılıyor. Fener, adanın geçmişine ışık tutarken, ziyaretçilere demokrasinin değerine vurgu yapıyor.

Konum Linki

42. Büyükada Tabiat Parkı

Park, doğa tutkunlarına benzersiz bir deneyim vaat ediyor. Parkta tarih öncesi manastırlar, kiliseler ve Rum Yetimhanesi gibi değerli yapılar bulunuyor. Bunun yanı sıra, İstanbul’un Anadolu yakasındaki ilçelerine panoramik manzaralar sunan tepeler ve yüzme etkinliklerinin gerçekleştirilebileceği sahiller de mevcut. Park alanı, Doğal Sit Alanı olarak tescillenmiş olduğu için doğal zenginliklerin korunması da kolaylaşıyor. Bu sayede orman herhangi bir şekilde bozulmadan kendisini koruyabiliyor. Büyükada Tabiat Parkı’nda doğa ile iç içe yürüyüşler yapabilir, fotoğraf çekebilir ve piknik yapabilirsin.

Konum Linki

Giriş ücreti

  • Kişi başı 35 TL

  • Araçla giriş 105 TL

43. Halk Plajı – Burgazada

Marmara Denizi’nin serin sularına kucak açan Burgazada Halk Plajı şehrin karmaşasından uzak, huzurlu bir deniz kaçamağı sunuyor. Taşlık yapısı ve deniz yosunlarına rağmen, sularının temizliği ve sakinliği ile bilinen plaj, kumsalsız olmasına rağmen ziyaretçilerin vazgeçilmezi olmayı başarıyor. Burgazada Halk Plajı, yalnızca yerel ziyaretçiler için değil, aynı zamanda turistler için de ideal bir destinasyon olarak öne çıkıyor. Denizin ve tarihin iç içe geçtiği bu özel mekan, sessizliği, temizliği ve doğal güzellikleri ile unutulmaz bir deneyim vaat ediyor.

Konum Linki

Giriş ücreti

  • Ücretsiz

  • Şezlong 250-350 TL

44. Hristos Manastır Mezarlığı – Burgazada

Burgazada’nın göz alıcı noktasında yer alan Hristos manastır mezarlığı, ada manzarasının en muhteşem noktası olarak kabul ediliyor. Bu doruk, aynı zamanda Bayraktepe ismiyle de anılıyor ve buradan bakıldığında adanın panoramik görüntüsü, bir sanat eserinin renkleri kadar etkileyici bir güzelliğe sahip.

Zirvede, geçmişten günümüze miras kalan ve Bizans dönemine dayanan tarihi bir manastır bulunuyor. Theokoryphotos, yani Hz. İsa’nın Başkalaşımı Manastırı adını bu kutsal zirveden alıyor. Manastırın kuruluşu hakkında net bilgiler olmamakla birlikte, Makedonyalı İmparator I. Basil’in antik Yunan tapınağı kalıntıları üzerine inşa ettiği söyleniyor. 18. yüzyılın sonlarına doğru terk edilmiş bu manastır, zamanla harabeye dönüştü. Yine de, eski manastır alanının dört bir yanına saçılmış tarihi yapı kalıntıları ve 19. yüzyıldan kalma bir kilise ile 18. yüzyılda inşa edilen çift katlı bir bina bugüne kadar ulaşmayı başardı.

Manastırın giriş bölgesinde, dört adet ince işçilikli Bizans sütun başlığı dahil olmak üzere bir dizi antik yapı kalıntısı ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor. Ayrıca yağmur suyunu toplayan dört büyük kemerli yeraltı sarnıcı bulunuyor.

Konum Linki

45. Agasi Efendi Köşkü – Büyükada

Büyükada’nın en özel köşklerinden birisi olan Agasi Efendi Köşkü, Kuyumcu ailesinden Ejderhanyan’ın oğlu Ohannes Efendi tarafından inşa ettirildi. Köşkün yapım tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte, sonradan Mehmet Muhtar Kocataş, yani halk arasında Necmettin Molla olarak bilinen kişi tarafından satın alındı. Necmettin Molla, İstanbul Boğazı’nın Büyükdere ve Beylerbeyi gibi semtlerinde malikanelere sahip, Adalet Bakanlığı ve Şura-yı Devlet’te görev yapmış, aynı zamanda Kastamonu’dan milletvekili olarak meclise katılmış bir isim.

Tarih boyunca birçok kez sahibi değiştiren köşk, Efezade Mahmut Bey döneminde müzikli ve şiirli toplantılara ev sahipliği yaptı. Dönemin tanınmış isimleri Hafız Sadettin Kaynak, Hafız Ferit, Ahmet Refik, Neyzen Tevfik gibi sanatçılar bu etkinliklere katıldığı biliniyor. Sultan II. Abdülhamit zamanında, Recaizade Mahmut Ekrem de burada zorunlu olarak ikamet etti.

1935 sonrasında yaz mevsimlerinde kiraya verilen köşk, Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu, Tevfik Rüştü Aras gibi devlet büyükleri konakladı. Mimarisi ve geçmişiyle İstanbul’un simgesel yapılarından biri haline gelen Agasi Efendi Köşkü, adeta yaşayan bir tarih sayfası gibi.

Konum Linki

46. Ayios Nikolaos Kilisesi – Heybeliada

Heybeliada’nın serin rüzgarlarının estiği sokaklarında, İmralı ile İşgüzar’ın kesiştiği noktada, Ayios Nikolaos Kilisesi bulunuyor. İlk temelleri ne zaman atıldığı kesin olarak bilinmeyen bu yapı, dış cephesindeki İon tarzı sütun başlıkları ile Bizans esintilerini taşıyor. Bu sütunlar, kilisenin geçmişe uzanan hikayesini anlatıyor.

1857’de mimar Hacı Stefanis Gaitanakis’in elinden çıkarak yeniden doğan Ayios Nikolaos Kilisesi, mimari bir dönüşüm yaşadı. Kapalı Yunan haçı planı üzerine inşa edilen bu yapı, dört büyük sütunun desteklediği bir kubbe ile taçlandırıldı. Kilisenin bu benzersiz tasarımı, onun estetik zenginliğini katlıyor. İç mekandaki geometrik desenlerle süslenmiş tavan kasetleri, göz alıcı bir görünüm sunuyor. Bu desenler, içerideki dinamik atmosferi pekiştiriyor. Denizcilerin koruyucu azizi olarak bilinen Aziz Nikolaos’a adanan kilise, Patrik Samuel Hançeri’nin mezarını da barındırıyor. 1894 yılında büyük bir sarsıntı yaşayan İstanbul Depremi’nden zarar gören yapı, II. Abdülhamit’in izniyle onarıma alındı.

Konum Linki

47. Panayia Kilisesi – Büyükada

Büyükada’nın ruhani dokusunu zenginleştiren ve adanın manevi mirasının temel taşlarından biri olan Panayia (Meryem Ana) Kilisesi, adanın en kıymetli dini yapıları arasında yer alıyor. Ortodoks Hristiyan inancının kalbinde önemli bir yere sahip olan bu kilise, yerel halk tarafından Arabacılar Kilisesi olarak da anılıyor. Adını ise Ortodoks geleneğinde Meryem Ana için kullanılan Panayia isminden alıyor.

Bu etkileyici yapı, 1700’lü yılların başlarında temelleri atıldı ve 1793 ile 1871 yılları arasında yeniden yapılandırıldı. Kilise, mimari açıdan göz kamaştırıcı, dikdörtgen bir plan üzerine kurulu ve üç nefli bir yapıya sahip. Dış duvarları taşla bezeli olan kilisenin, altı adet penceresi ve göğe yükselen bir çan kulesi bulunuyor.

Konum Linki

48. Sabuncakis Köşkü – Büyükada

İstanbul Adalar’ın incisi Büyükada’da konumlanan Sabuncakis Köşkü, Sultan II. Abdülhamit zamanında ünlü bir mason olan Halepli Yorgi Sabuncakis tarafından 1904’te hayata geçirilmiş bir yapı. Köşkün tasarımını üstlenen isim, Atina Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nden Prof. Fotiadis iken, inşaatını Simota Kalfa yürüttü. Grek tarzıyla inşa edilen bu köşk, yazlık bir mason locası olarak işlev gördü ve mimarisinde masonluğun sembollerine yer verildi. Köşkün bahçesi ve zemininin yoldan yüksek olması, ziyaretçilerin birinci kata küçük bir köprü aracılığıyla girmelerine olanak tanıdı. Bu özelliği nedeniyle köşke halk arasında Köprülü Ev de deniliyor.

Köşkün dış cephesi, antik Yunan tapınaklarını andıran bir görünüme sahip. Üçgen şeklindeki alınlığın üstünde, her şeyi görebilen Tanrı’nın gözünü temsil eden ve masonluğun bir sembolü olan ışıklar saçan bir göz resmi bulunuyor. İç mekanda ise, büyük salonun tavanı sekizgen bir kasnağa oturmuş kubbe şeklinde tasarlandı. Ahşap tavan, yönleri temsil eden kelimelerin baş harfleri ve üç adet kırlangıç resmi ile süslendiği görülebiliyor. Sekizgen kasnağın etrafında yer alan aynalı tonozda ise Yunan, Roma, Asur, Finike, Mısır ve Hindu mitolojilerindeki kutsal üçlülerin isimleri yer alıyor.

Konum Linki

49. Henry Bulwer Şatosu – Demokrasi ve Özgürlükler Adası

İstanbul’da yer alan ve tek şato olarak kabul edilen Henry Bulwer Kalesi, Demokrasi ve Özgürlükler Adası (Yassıada) üzerinde yükseliyor. 1860’ların ortalarında, İngiltere’nin Osmanlı’daki elçisi Sir Henry Bulwer, tarafından yaptırılan bu kale, Anglosakson kalelerinin mimari özelliklerini taşımasıyla ön plana çıkıyor.

Kalenin öyküsü fazlasıyla merak uyandırıcı. Osmanlı’nın son dönemlerinde Bulwer, Sultan Abdülmecid’den izin alarak adayı satın alıp, bir dizi yapıyı hayata geçirdi. Ancak, maddi imkanları tükenince, adayı Londra gazetelerinde satışa sundu. Bu durum, Osmanlı yönetimini harekete geçirdi ve Bulwer’a adayı yalnızca bir Türk’e satma zorunluluğu getirildi. Bunun üzerine, Mısır Hidivi İsmail Paşa, padişahın rızasıyla Yassıada’yı ve üzerindeki Bulwer Kalesi’ni aldı.

Konum Linki

50. Hacopulo Köşkü – Büyükada

Hacopulo Köşkü, Büyükada’daki en göz alıcı yapılar arasında yer alıyor. 1800’lerin son çeyreğinde yapılmış olan bu köşk, çift katmanlı çatısı ve her iki ucunda yer alan konik kuleleriyle adeta orta çağ şatolarını hatırlatıyor.

Bir zamanlar Con Hacopulos’un mülkiyetinde bulunan bu yapı, iki katlı taş zemini üzerine kurulu üç katlı ahşap bir yapıdan oluşuyor. Seyir balkonuna sahip olan köşkün birinci kat tavanları, kabartma kalem işi nakışlarla bezenmiş durumda. Duvar ve tavan süslemelerinin bir kısmı bugün bile ayakta kalmayı başarmış. Yapının dikkat çekici diğer bir özelliği ise dinamik cepheleri ve bu cephelerde yer alan ahşap süslemeler ile sütunlar. Kullanılan sütunlar ve onların başlıkları, pencereler için yapılmış kemerli alanlar, pencere üstlerinde bulunan üçgen ve dairesel şekillerdeki alınlıklar ile katlar arasındaki sade süslemeler ampir döneminin izlerini taşıyor. Kalem işi süslemeler ise barok-rokoko ve ampir dönemlerinin geçiş sürecine işaret ediyor. Hacopulo Köşkü, 16. İstanbul Bienali’nde en fazla ziyaret edilen sergi alanlarından birisi olmuştu.

Konum Linki

Yazar Notu: Geçici olarak kapalı. Büyükada’yı ziyaret edeceğin zaman açık olup olmadığı hakkında net bilgi edinmeni tavsiye ediyoruz.

51. Ada Çarşısı – Büyükada

Büyükada’nın kalbinde bulunan Ada çarşısı, canlı ve dinamik bir atmosfer sunuyor. Sahilin hemen ardında konumlanan bu çarşı, adanın kendine has özelliklerini yansıtan bir merkez olması ile öne çıkıyor. Küçük el yapımı ürünlerden büyük mağazalara kadar geniş bir alışveriş seçeneği sunuluyor. Burası, aynı zamanda leziz yemekler sunan restoranlar ve tatlı dükkanları ile de önemli bir durak olabiliyor.

Sosyal yaşamın nabzının attığı yer olan çarşı, hem adalıların hem de ziyaretçilerin uğrak noktası olan bu yerde adanın sosyal yaşamına dair pek çok detay bulabilirsin.

Konum Linki

Adalar ile birlikte İstanbul’u keşfetmeye devam etmek için İstanbul’da gezilecek yerler listen hazır!

Kaynak: enuygun.com

Bu yazıyı paylaşın
Yazar uczbilet

Gezilecek yerler, ulaşım ve uygun uçak bileti üzerine yazıyor.

Ziyaretçi Yorumları (0)

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Yorum Yap

Your email address will not be published. Required fields are marked *