İçindekiler
- 17. Brest Kalesi – Brest
- 18. Kutsal Ruh Katedrali – Minsk
- 19. Savaş ve Tarih Müzesi – Minsk
- Giriş ücreti
- Açık olduğu saatler
- 20. Losycki Parkı ve Malikânesi – Minsk
- 21. Hayvanat Bahçesi – Minsk
- 22. Braslav Gölleri – Minsk
- 23. Polotsk Aziz Sofya Katedrali – Vitebsk
- 24. Eski Su Kulesi Binası – Minsk
- 25. Kurapaty Çiftliği – Minsk
- 26. Sovetskaya Caddesi – Vitebsk
- 27. Trostenets Ölüm Kampı – Minsk
- 28. Marc Chagall Evi Müzesi – Minsk
- Giriş ücreti
- Açık olduğu saatler
- 29. Naraç Gölü – Minsk
- 30. Janki Kupaly Parkı – Minsk
- 31. Gorky Parkı – Minsk
17. Brest Kalesi – Brest

Brest şehrinin sembol yapılarından olan bu kale, en az Mir Kalesi ve Nesvizh Kalesi kadar ilgi görüyor. Yakın tarihte yaşanan savaşların acı yüzünü önemli oranda yansıtan Brest Kalesi, bugüne dek ayakta kalmayı başarmış. Kalenin bazı bölümlerinde ilerlediğinde özel olarak askeri müzikler işitebilirsin. Bu arada Brest Kalesi’nin bütünüyle restorasyondan geçen kilise kısmını da mutlaka ziyaret etmelisin.
19’uncu yüzyıldan kalan ve yer aldığı şehrin adını taşıyan kalenin inşasında Rusların imzası bulunuyor. 30 kilometrelik dairesel bir alanda konumlanan Brest Kalesi, ufak bir savaş müzesine de ev sahipliği yapıyor. Müzeden dolayı kalenin titizlikle korunduğunu görebilirsin.
18. Kutsal Ruh Katedrali – Minsk

Türkçeye Kutsal Ruh Katedrali olarak çevirebileceğimiz Holy Spirit Cathedral, inşa edildiği 1600’lü yılların mimarisini net şekilde yansıtıyor. Abartısız ve oldukça zarif bir mimariye sahip olan yapının inşa edildikten kısa bir süre sonra büyük bir yangınla karşı karşıya kaldığı biliniyor. Bu yangın sonrası orijinal haline sadık kalınarak yeniden inşa edilen Kutsal Ruh Katedrali, Minsk’in merkezinde yer alıyor.
Ana Ortodoks kilisesi olarak kabul gören bu dini mekanın ilginç de bir hikayesi bulunuyor. Anlatılanlara göre inşa edildiği yıllarda bölgede yer alan kolera salgını pek çok kişinin ölümüne neden olmuş. O dönem Polonyalı bir doktorun girişimiyle halktan para toplanarak bu kilise inşa ettirilmiş. Sonrasında ise “Kutsal Ruh” onuruna kiliseye özel bir ahşap heykel konulmuş. Bu heykelin halkı hastalıklardan koruyacağına inanılıyormuş. Günümüzde katedralin böyle bir isimle anılmasının nedenini bu hikâyede aramak mümkün.
19. Savaş ve Tarih Müzesi – Minsk

Belarus yakın tarihinde Nazilerle bedeli epey ağır mücadelelere girişmiş bir ülke. Bu nedenle ülkedeki pek çok anıtta, meydanda, müzede ya da kütüphanede bu savaşlara ve mücadelelere dair izler bulabilirsin. Tematik olarak ülkenin dahil olduğu savaşlara odaklanan Belarus Savaş ve Tarih Müzesi, bu konuda beklentileri tam anlamıyla karşılıyor. Minsk’te bulunan müzede toplamda 142 bine yakın savaş materyali sergileniyor.
Özellikle 2. Dünya Savaşı’nı çok sayıda görsel ve işitsel materyallerle yansıtmaya çalışan müze, rehberler eşliğinde de gezilebiliyor. Ayrıca müzenin hemen arka bölümünde dinlenip bir şeyler yudumlayacağın keyifli bir park bulunuyor. Belarus Komünist Partisi Merkez Komitesi’nin 1943 yılında kurma kararı aldığı müzede toplamda 24 ayrı salon bulunuyor. Burada balmumu heykellerinden askeri üniformalara, toplama kamplarından getirilen eşyalardan hava araçlarına kadar çok sayıda materyali yakından inceleme şansı bulabilirsin.
Giriş ücreti
-
Kişi başı 8 BYN
Açık olduğu saatler
-
Pazartesi hariç 10.00 ile 18.00 saatleri arasında ziyaret edilebilir.
20. Losycki Parkı ve Malikânesi – Minsk

Minsk şehir merkezindeki Losycki Parkı ve Malikânesi’nin yapımı, 1800’lü yıllara kadar uzanıyor. Hem kendine özgü doğası hem de uzun yürüyüş alanları ile dikkat çeken Losycki Parkı, 100 hektarlık bir alana yayılıyor. Bu parkın hemen ortasında yer alan malikanede ise yüzlerce bitki türüne rastlayabilirsin.
Park başlangıçta dönemin dükü için özel bir sığınak olarak tasarlanmış. Nitekim parkın hemen güney ucunda “19. Yüzyıl Dük Hayatı Müzesi” isimli küçük bir müze bulunuyor. Dinlenmek ve doğal alanda yürümek açısından enfes bir yer olan Losycki Parkı’nda meşe ve çam ağaçları ağırlıkta.
Yazar Notu: Parkın girişinde bisiklet kiralayabileceğin ufak bir alan mevcut. Aynı yerden kayak malzemeleri de da kiralayabiliyorsun.
21. Hayvanat Bahçesi – Minsk

Ailelerin en çok ziyaret ettiği yerlerden biri olan Minsk Hayvanat Bahçesi, tam olarak Svisloch Nehri’nin yanında konumlanıyor. Hayvanat bahçesini ziyaret ettiğinde toplamda 185 hayvan türü ile karşılaşma şansı bulabilirsin. Alan çok geniş olduğu için hayvanlar doğal alanlarına görece yakın bir ortamda yaşamlarını sürdürüyor. Exotarium ya da Dinopark gibi özel konseptlerin yer aldığı bölümleri özellikle gezmeni öneriyoruz. Bazı hayvanları okşamana ya da beslemene izin veriliyor.
22. Braslav Gölleri – Minsk

Belarus’un en çok ziyaret edilen göllerinden olan Braslav Gölleri, “Belarus’un Mavi Kolyesi” şeklinde tanımlıyor. Burada yer alan 30 pitoresk göl, oldukça etkileyici bir görsel yaratıyor. Göller ve çevresindeki alanlar; dinlenmek, yürüyüş yapmak, fotoğraf çekmek, tekne gezileri düzenlemek ve balık tutmak için elverişli koşullar sunuyor. Turistik değeri artmaya başlayan Braslav Gölleri’nin çevresinde çok sayıda pansiyon ve kır evi seçeneği bulunuyor.
23. Polotsk Aziz Sofya Katedrali – Vitebsk

Vitebsk içinde yer alan Polotsk Aziz Sofya Katedrali, ülkenin en eski kilisesi olarak biliniyor. 11’inci yüzyıldan kalma olan bu katedral, Dvina ile Polota isimli nehirlerin birleşim alanında bulunuyor. Yapıldığı ilk zamanda katedralin kubbe sayısı beş olsa da sonradan beşe düşürülmüş.
Tarihi boyunca farklı nedenlerden dolayı yeniden yapılmak zorunda kalan Polotsk Aziz Sofya Katedrali’nin son olarak 1700’lü yıllarda inşa edildiği biliniyor. Günümüzdeki formunda Barok mimari tarzının izlerine rastlamak mümkün. Christoph Glaubitz’in imzasıyla tasarlanan katedral, bugün aynı zamanda müze ve konser salonu olarak da kullanılıyor.
24. Eski Su Kulesi Binası – Minsk

Yüksekliği 32 metre civarında olan Eski Su Kulesi Binası, Belarus ziyaretinde uğramaktan keyif alabileceğin bir diğer mekân. 8 metre çapındaki binada ufak da olsa bir müze bulunuyor. Hem Doğa ve Ekoloji Müzesi adını taşıyan bu müzeyi hem de ilginç mimariye sahip olan bu binayı yerinde dolaşma şansı bulabilirsin. Müzede binin üzerinde nesneye yer veriliyor. Ziyaretçiler merdivenleri çıktıkça farklı materyalleri görmeye devam ediyor.
Eski Su Kulesi Binası’nın etrafında farklı balıkların yer aldığı bir gölet mevcut. Göletin çevresinde çeşitli heykeller ve çiçekler de bulunuyor. Toplamda 4 ayrı katı olan Eski Su Kulesi Binası’nın her katında farklı bir temaya odaklanmış sergiler mevcut. Örneğin ilk kat, Belarus Evimiz isimli bir sergi için ayrılmış. İkinci kattaki serginin genel adı ise Medeniyetin Mirası.
25. Kurapaty Çiftliği – Minsk

Minsk’in kuzeyinde yer alan Kurapaty Çiftliği, trajik bir geçmişe sahip. Çiftliğin olduğu alanda 1930’lı yıllarda toplu infazların gerçekleşiyor. Bu infazlarda toplada 200 bine yakın kişinin katledildiği düşünülüyor. Bir anlamda siyasi baskı kurbanlarının mezar alanı olarak tanımlanan Kurapaty Çiftliği, dönemin gerçekleri ile yüzleşmek adına etkileyici bir yer. 2018 yılında bu alana dikilen anıt, Kurapaty Çiftliği’ne olan ziyaretleri daha da artırıyor. Anıtın üzerinde yazan bilgiler 4 ayrı dile çevrilmiş.
26. Sovetskaya Caddesi – Vitebsk

Geçmişteki adı Vilenskaya olan Sovetskaya Caddesi, Grodno’nun en popüler ve işlek caddelerinden biri durumunda. Sadece yayalara açık olması sayesinde güvenli ve rahat bir ortama sahip olan caddede çok sayıda alışveriş mekanı, kafe ve restoran bulunuyor. Aynı ada sahip meydanın ucundan başlayıp Ozheshko Caddesi’ne dek uzanan bu işlek cadde, Grodno’yu hızlı bir şekilde keşfetmek adına iyi bir başlangıç alanı.
Grodno’nun kültürel yaşamını ve eğlence dünyasını önemli ölçüde yansıtan Sovetskaya Caddesi, 500 metre uzunluğuna sahip. Heykellerin ve gaz lambalarının sıralandığı caddede tarihi sinema salonlarını ve dokusunu korumuş sinagogları inceleyebilirsin.
27. Trostenets Ölüm Kampı – Minsk

Sırada Belarus’ta ziyaret ederken bir nebze zorlanabileceğin bir yer var. İsmi kulağa oldukça ürkütücü gelen Trostenets Ölüm Kampı, 2.Dünya Savaşı’nın soğuk yüzünü tüm çıplaklığıyla gösteriyor. Oluşturulduğu dönemde Belarus topraklarındaki en büyük Nazi kampı olarak geçen Trostenets Ölüm Kampı, Minsk şehrin güneydoğusunda yer alıyor. Kimi mezarların uzunluğu 50 metreyi bulabiliyor. Trostenets Ölüm Kampı’nda 206 bin insanın yaşamını yitirdiği tahmin ediliyor. 2015 senesinde burada açılan “Hatıra Kapısı”, daha önce oluşturulan anıtın bir devamı niteliğinde.
28. Marc Chagall Evi Müzesi – Minsk

Yahudi bir ressam olarak ünlenen Marc Chagall’ın doğduğu ev, günümüzde bir müzeye dönüştürülmüş. Ünlü ressam hayatının belli bir bölümünü Belarus’un Vitebsk isimli şehrinde yer alan bu evde geçirmiş. Tren istasyonuna yürüme mesafesindeki Marc Chagall Evi Müzesi, hem sanatçının kişisel eşyalarına hem de eserlerine ev sahipliği yapıyor.
Kent içinde yine Marc Chagall’ın adını taşıyan farklı bir müze daha var. O müzede genel olarak diğer sanatçıların eserleri ağırlıkta. Burada ise büyük oranda Marc Chagall’in eserleri ve kişiliği öne çıkıyor. Müzeye geldiğinde yaklaşık 400 civarında karakalem çalışmasına tanıklık edebilirsin.
Giriş ücreti
-
Ücretsiz
Açık olduğu saatler
-
Her gün 11.00 ile 19.00 saatleri arasında ziyaret edilebilir.
29. Naraç Gölü – Minsk

Belarus, göl ve nehirler açısından zengin seçeneklere sahip bir yer. Ülkenin önemli göllerinden biri olan Naraç Gölü, Minsk sınırlarında yer alıyor. Aynı zamanda Belarus’un en büyük gölü olma özelliğine sahip olan bu yer, 79.2 kilometrekarelik bir alana sahip.
Naraç Nehri tarafından taşınan sular sayesinde beslenen gölün tespit edilen en derin kısmı 25 metreyi geçiyor. Çevresindeki çam ormanlarının etkisiyle popüler bir turizm alanına da dönüşen Naraç Gölü, şehrin kuzey tarafında konumlanıyor.
30. Janki Kupaly Parkı – Minsk
Başkentteki Svislac Nehri’nin hemen komşusu olan Janki Kupaly Park, hem bölge halkının hem de turistlerin favori yerleri arasında. Pek çok ağaç türünü bünyesinde barındırmasından dolayı oldukça huzurlu bir ortam sunan Janki Kupaly Park, 1962 senesinde açılışını yapar. Parka adını veren kişi, ülkenin en önemli şairleri arasında olan Janka Kupaly’dir. Park içinde aynı zamanda efsane şairin bir de anıtı bulunuyor.
Anıt üzerinde Kupaly’e dair önemli bilgiler ziyaretçilerle paylaşılıyor. Aynı alanda şairin adını taşıyan küçük de bir müze bulunuyor. Parkın açılışından 10 sene sonra bu müzenin kapsamlı bir restorasyondan geçirildiği görülüyor. Bu arada Janka Kupala Park’ta özellikle Venok Çeşmesi adı verilen nokta her daim ilgi görüyor. Çeşmenin etrafında yer alan heykelleri inceleyebilir, yeşil alanlarda dinlenebilir ya da park içindeki özel bisiklet yolunda bir süre bisiklet sürebilirsin.
31. Gorky Parkı – Minsk
Tam adı “Maksim Gorky Central Children’s Park” şeklinde olan Gorky Parkı, 1805 senesinden bu yana Minsk’in sembol yerlerinden biri olmayı sürdürüyor. Tahmin edileceği üzere ismini dünyaca ünlü yazar Maksim Gorky’den almış olan park, özellikle bahar ve yaz dönemlerinde adeta dolu taşıyor.
Dönemin valisi Korneev’in girişimleri ile inşa edilen Gorky Parkı; büyük süs havuzları, oyun noktaları, özel kayak merkezi ve yeşil alanlarıyla sosyal bir yer. Özel bir kış bahçesi de bulunan parkın merkezinde, buraya adını veren Gorky’nin bir anıtını görebilirsin. Zafer Meydanı’na yürüme mesafesindeki parkın kayak pistinde amatör buz hokeyi müsabakaları düzenleniyor.
Yazar Notu: Metroyla Victory Square isimli durakta indikten sonra yaklaşık 5 dakika kadar yürümen gerekiyor.
Kaynak: enuygun.com
Ziyaretçi Yorumları (0)
Bu yazıya henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!