İçindekiler
- Çankırı’da ne yenilir?
- Çankırı’nın hangi tatlısı meşhur?
- Ankara’dan Çankırı ne kadar sürüyor?
- 1. Çankırı Kalesi
- 2. Çankırı Evleri
- 3. Çankırı Saat Kulesi
- 4. Koca Meşe
- 5. Tuz Mağarası
- 6. Kırkpınar Yaylası Mesire Alanı
- 7. Taş Mescit
- 8. Çankırı Müzesi
- Giriş ücreti
- Açık olduğu saatler
- 9. Bayramören Köprüsü
- 10. Sakaeli Kaya Mezarları ve Peri Bacaları
- 11.Sultan Süleyman Cami
- 12. Ferit Akalın Radyo ve İletişim Müzesi
- Giriş ücreti
- Açık olduğu saatler
- 13. Alpsarı Göleti
- 14. Hüyük Yeraltı Şehri
- 15. Kadınçayırı Tabiat Parkı
- 16. Çivitçioğlu Medresesi
- 17. Tarihi Çamaşırhane Müzesi
- Giriş ücreti
- Açık olduğu saatler
- 18. Buğday Pazarı Medresesi
- 19. Hacı Murad-ı Veli Camisi
- 20. Kenbağ Tabiat Parkı
- 21. Eldiven Bülbül Pınarı
- 22. Yıldıztepe Kayak Merkezi
- 23. Tarihi Karataş Hamamı
- 24. Ali Bey Cami
- 25. Ilgaz Dağı Milli Parkı
- Giriş ücreti
- Açık olduğu saatler
İç Anadolu’da doğanın ve tarihin kucaklaştığı Çankırı geleneksel evleri, kayak merkezleri, kaya mezarları, Ilgaz Dağı Milli Parkı ve Tuz Mağarası ile özellikle de kış turizminin en dikkat çeken yerlerinden biri. Türkiye’nin en büyük kaya tuzu rezervlerinden birine sahip olan Çankırı’da gezilecek yerlerin sayısı da bir hayli fazla.
Çankırı’yı baştan sona keşfetmeden önce Çankırı’ya gidecek olanların bize sorduğu birkaç soruyu senin için yanıtladık.
Çankırı’da ne yenilir?
Çankırı seyahatin sırasında yazma ve tava çöreği, bükme, gözleme, mantı ve cızlamanın tadına mutlaka bakmanı öneriyoruz.
Çankırı’nın hangi tatlısı meşhur?
Çankırı denilince akla ilk gelen tatlı yumurta tatlısı oluyor. Yumurta tatlısı ayrıca coğrafi işaret almış bir lezzet.
Ankara’dan Çankırı ne kadar sürüyor?
Ankara Çankırı arası 132,5 km ve yaklaşım 1.30 saat sürüyor.
1. Çankırı Kalesi

Çankırı Kalesi. hem konumu hem de tarihsel öneminden dolayı Çankırı’nın sembolleri arasında. Bizanslılar, Danişmentliler ve Osmanlılar tarafından kullanılan tarihi kaleden bugüne birkaç sur kalıntısı kalmış durumda. Dörtgen şeklinde bir yapısı olan Çankırı Kalesi’nin inşa aşamasında tuğla ve moloz taşları kullanılmış. Eteklerinde derenin aktığı kalenin yerden yüksekliği 150 metre civarında. Bu arada kaleyi ziyarete geldiğinde “Çankırı Fatihi” olarak nam salan Emir Karatekin Bey’in de türbesini görebilirsin. Kale ve çevresinde mağara, gözetleme kulesi, nekropol ve su sarnıcı gibi bölümleri söz konusu.
2. Çankırı Evleri

Çankırı Yaren Evleri olarak da bilinen geleneksel Çankırı Evleri, Kültür ve Tabiat Varlıkları Yüksek Kurulu tarafından özenle korunuyor. Şu anda şehirde yer alan geleneksel evlerin sayısı 108. Klasik Türk evlerinin özelliklerini yansıtan bu evler, turizme başarılı bir şekilde kazandırılmış. Şehrin bu önemli kültürel değerleri, merkezde konumlanıyor.
Oldukça etkileyici bir mimarisi olan bu evler, şehrin hem sosyolojik hem de jeolojik koşullarına dair bir referans kabul ediliyor. Çankırı Evleri çoğunlukla iki katlı olarak inşa ediliyor. Çoğunlukla kış aylarında tercih edilen ilk katta mutfak ve oturma odası bulunuyor. Üst kat ise genellikle misafirler için ayrılıyor.
3. Çankırı Saat Kulesi

Mimar Sinan Mahallesi’nde yer alan Çankırı Saat Kulesi, Osmanlı Dönemi’nden kalan önemli eserler arasında kabul ediliyor. Şehrin sembolik yapılarından olan dört cepheli bu etkileyici kulenin 1866 senesinden günümüze ulaştığı biliniyor. Bu noktada “Çan Saat” olarak da bilinen tarihi kulenin 2. Abdülhamit zamanında inşa edildiğini belirtelim.
Çankırı Saat Kulesi’nde yer alan orijinal saat, tahmin edileceği üzere saat denilince akla gelen ilk yer olan İsviçre’de oluşturulmuş. O dönem İnebolu üstünden şehre getirilen Çankırı Saat Kulesi’nin tamamlanması 3 senede gerçekleşmiş. Yaklaşık 15 metrelik yüksekliğe sahip olan Çankırı Saat Kulesi’nin etrafı şık bir balkonla çevrili.
4. Koca Meşe

Karacaözü Köyü içerisinde yer alan bu ihtiyar meşe, bölgedeki dereyle komşu durumunda. Meşe ağacına yaklaştığında dalların ve gövdenin büyüklüğü karşısında şaşkınlığını gizleyemeyeceksin. Ağacın gövde kısmı yaklaşık 15 metrelik bir yüksekliğe sahip. Çankırı şehir merkezine 25 km uzaklıkta olan Koca Meşe, resmi düzeyde “anıt ağaç” olarak geçiyor. Yaşının 400 civarında olduğu tahmin edilen ağaç, dünyanın en yaşlı meşe ağaçlarından biri olarak kabul ediliyor. Tarihi ağacın çevresi yürüme, piknik ve bisiklet için oldukça uygun alanlara sahip.
5. Tuz Mağarası

Yaklaşık 5 bin yıl önce oluştuğu tahmin edilen Tuz Mağarası’nı görmek adına çevre il ve ilçelerden pek çok kişi Tuz Mağarası’na yöneliyor. Ülkemizin en potansiyelli kaya tuzu rezervlerine sahip olan Tuz Mağarası, ülke ekonomisine de ciddi bir katkı sağlıyor. Tuz dikit ve sarkıtlarına net şekilde tanıklık edebileceğin mağaradan elde edilen malzemenin fabrikalarda işlenmesi sağlanıyor.
Mağarayı dolaştığında çeşitli noktalarda tuzdan yapılan özel heykellere de rastlaman mümkün. Merkeze 19 km uzaklıkta olan Tuz Mağarası’nın hediyelik ürün tezgahından yararlanıp sevdiklerini mutlu edebilirsin. Bu arada bazı hayvanlar uygun nem koşullarından dolayı mağarada uzun yıllar boyunca bozulmadan tutulabiliyor. Söz konusu durumun bir örneği olarak ziyaretçiler, mağara içerisinde 200 yıllık ölü bir eşeği inceleme şansı bulabiliyor.
İpucu: Otobüs biletini ENUYGUN’dan kolayca alabileceğini unutma! Otobüs biletinde değişiklik ve iptal işlemlerini tek tıkla yapabilir, farklı firma ve seferleri karşılaştırabilirsin. Yola çıkmaya hazırsan Çankırı otobüs bileti almak için tıkla!
6. Kırkpınar Yaylası Mesire Alanı

Türkiye’nin en etkileyici yaylalarından biri olan Kırkpınar Yaylası, şehir merkezine yaklaşık 70 km uzaklıkta. Ilgaz ilçe merkezi ise buranın 40 km uzağında. Ziyaretçiler bölgeye hem yaylanın güzelliklerini incelemek hem de mesire alanında piknik yapmak için geliyorlar. Kırkpınar Yaylası’nın yaklaşık 1600 metre civarında bir rakıma sahip olduğunu söyleyebiliriz.
Bu arada Kırkpınar Yaylası’nın hemen orta bölümünde geniş bir göl bulunuyor. Fotoğrafçılık, trekking, piknik ve kamp açısından ideal koşullar sunan bölge, toplamda 55 bin metrekarelik bir alanı kaplıyor. Salep, yabani lale gibi nadir rastlanan değerli çiçek türlerine rastlayabileceğin yayla ve mesire alan zengin florasıyla doğa tutkunlarının vazgeçilmezleri arasında.
Yazar Notu: Mesire alanı ve yaylaya gitmek adına Çankırı-Kastamonu Karayolu’nun 60’ıncı kilometresinde sola doğru ayrılmış asfalt yola yönelmen gerekiyor.
7. Taş Mescit

Şehrin en sembolik mekanlarından olan Taş Mescit, Selçuklu zamanından kalmış değerli bir yapı. Cemaleddin Ferruh’un emri neticesinde 13’ünc yüzyılda oluşturulan Taş Mescit, iki ayrı figürlü parçadan meydana geliyor. Bu parçaların birinde, birbirlerine sarılmış yılanlar yansıtılmış. Bu arada mescidin inşasında rolü olan Cemaleddin Ferruh’un o dönemin Çankırı Atabeyi olduğunu belirtelim.
Tarihi dini mekanın inşasından 7 sene sonra Darulhadis isminde ayrı bir bölüm de hemen yan tarafa dahil edilmiş. Hem mimari hem de plastik sanatlar bakımından son derece değerli bulunan yapıda Cemaleddin Ferruh’un türbesi de yer alıyor. Tekkeler kapatılmadan önce Mevlevihane amacıyla da kullanılan Taş Mescit, köşe kulesi ve kesme taşları ile beğeni topluyor.
8. Çankırı Müzesi

Şehrin tarihine ışık tutmayı başaran Çankırı Müzesi, merkezde yer aldığı için zahmetsiz bir şekilde ziyaret edilebiliyor. 1970’lerin başlarında hem etnografik hem de arkeolojik eserleri ziyarete açmak adına kurulan müzede 4000’in üzerinde eser söz konusu. Ayrıca Çankırı Müzesi içerisinde toplamda 16 bin sikke yer alıyor.
Ağırlıklı olarak Osmanlı, Bizans ve Roma dönemlerine ait eserleri bünyesinde barındıran bu değerli müzede yaşı 8 milyonun üzerinden olan fosiller sergileniyor. Tarihi boyunca farklı binalarda hizmet veren müzeye, günümüzde Eski Hükümet Konağı ev sahipliği yapıyor. 3 bin metrekarelik kapalı sergi alanı olan Çankırı Müzesi, şehri derinlemesine keşfetmek isteyenler için son derece iyi bir fırsat!
Giriş ücreti
-
Ücretsiz
Açık olduğu saatler
-
Pazartesi hariç her gün 09.00 ile 17.00 saatleri arasında ziyaret edilebilir.
9. Bayramören Köprüsü

Çankırı’nın meşhur köprülerinden olan Bayramören Köprüsü, ilçenin merkez alanına yaklaşık 4 km uzaklıkta. Aynı zamanda Melan Çayı’nın hemen üstünde olan tarihi köprünün, yaklaşık 250 sene önce inşa edildiği tahmin ediliyor. Günümüzde özellikle hayvan ve yaya geçişleri açısından son derece işlevsel bir şekilde kullanılan ahşap köprünün uzunluğu 40 metre civarında. Aynı zamanda 4 metrelik genişliği olan Bayramören Köprüsü’nün ayak bölümü kesme taşlardan oluşuyor.
Kesme taşlarının dışındaki alanı ahşap olan yapı, ayrıca kiremit çatı örtüsüyle özgün bir görüntü yaratıyor. Köprü ve çayın çevre alanında çok sayıda ziyaretçinin bahar ve yaz aylarında piknik yaptığına tanıklık edebilirsin. Bu arada köprünün son restorasyonu 2002 senesinde gerçekleştirilmiş.
10. Sakaeli Kaya Mezarları ve Peri Bacaları

Şehir merkezine 70 km uzaklıkta olan Sakaeli Kaya Mezarları ve Peri Bacaları, Orta ilçesinde yer alıyor. Sakaeli Köyü içindeki yapı, tepelik alanın güneyinde bulunuyor. Otantik bir atmosfer oluşturan Sakaeli Kaya Mezarları ve Peri Bacaları, Devrez Çayı’na komşu durumunda. Farklı yüksekliklere sahip olan tortul kayalar, genellikle iki odalı bölümlerden oluşuyor.
Bölgede ilgi çeken kaya mezarlarının Roma ve Bizans dönemlerinden kaldığı biliniyor. Mezarlardaki odacıklar arasında geçiş yapmak adına basamaklardan yararlanabilirsin. Kaya mezarları ile beraber uyumlu bir görüntü oluşturan peri bacaları, tam olarak Gelin Kayası yakınında bulunuyor. Kaya mezarları ve peri bacalarını ziyaret edenler, aynı zamanda Devrez Vadisi içerisinde doğa yürüyüşlerine yönelebiliyor.
Yazar Notu: D-765 ile beraber Korgun-Kurşunlu Yolu’nu kullanarak ulaşabilirsin.
11.Sultan Süleyman Cami

Ulu Cami olarak da bilinen Sultan Süleyman Cami’nin inşasında Sadık Kalfa’nın imzasını görüyoruz. Kendisi tarihte Mimar Sinan’ın öğrencisi olarak biliniyor. 1558 senesinde oluşturulan tarihi cami kare plana sahip. Üstünde yer alan büyük ve tam kubbenin çevresinde 4 yarım kubbe daha bulunuyor.
Minare kısmı ve duvar alanları keste taşlarından inşa edilen yapının kubbesi ise kurşunla kaplanmış durumda. İç tarafta yer yer rokoko stilinden örneklere rastlayabileceğin Sultan Süleyman Cami, hat örnekleriyle de dikkat çekiyor. Dış bölümü ise daha çok renkli taşlardan meydana geliyor. Caminin orijinal kitabesi bugüne kadar ulaşmayı başarmış.
12. Ferit Akalın Radyo ve İletişim Müzesi

Çankırı’da doğan bilim insanı Ferit Akalın’ın adını yaşatan bu değerli müze, şehrin merkez bölgesinde konumlanıyor. Müzedeki koleksiyonların çok ciddi bir bölümü, mucit Ferit Akalın’ın koleksiyonlarından oluşuyor. İki ayrı kattan meydana gelen Ferit Akalın Radyo ve İletişim Müzesi’nde, koleksiyonuyla buraya hayat veren değerli bilim insanının yaşamına dair bilgiler de paylaşılıyor. Bu noktada Ferit Akalın’ın Çankırı’daki ilk canlı TV yayınını yapan kişi olduğunu belirtelim.
Müzenin ilk katında geçmişten günümüze geleneksel iletişim materyallerinin evrimine tanıklık etmen mümkün. Burada çok farklı niteliklere sahip telgraf, TV ya da telefon modellerini yakından inceleme şansı bulabilirsin. Bir üst kat ise kitle iletişim araçlarının şehirdeki gelişimine katkı sunan Ferit Akalın’a özel olarak ayrılmış.
Giriş ücreti
-
Yetişkin 50 TL
-
Öğrenci 30 TL
Açık olduğu saatler
-
Haftanın her günü 09.00 ile 18.30 saatleri arasında ziyaret edilebilir.
13. Alpsarı Göleti

Şehrin en sevilen doğal güzelliklerinden biri olan Alpsarı Göleti’ne ulaşmak adına 20 km’lik bir yolculuk yapman gerekiyor. Tabiatla iç içe olmak isteyenlerin sıklıkla ziyaret ettiği Alparı Göleti’nde çok sayıda bisiklet yolu ve yürüme alanları bulunuyor. Piknik yapmaya da elverişli olan gölette sevdiklerinle beraber keyifli bir şekilde vakit geçirebilirsin. Bölgede çocuklar için de özel oyun alanlar ve parklar da söz konusu.
Çankırı’nın kuzey bölümünde konumlanan gölet, tam olarak Kongun ilçesinde yer alıyor. Gölet alanında yer alan restoran sayesinde Çankırı’nın yöresel lezzetlerini keşfedebilirsin. Bu arada Alpsarı Göleti içerisinde dilersen deniz bisikleti kiralayıp farklı bir deneyim yaşayabilirsin.
14. Hüyük Yeraltı Şehri

Merkeze 50 km uzaklıkta olan Hüyük Yeraltı Şehri, aynı adı taşıyan köyde konumlanıyor. Orta ilçesine bağlı bu özel destinasyonun keşfi ise henüz çok yeni. 2005 senesinde tespiti gerçekleşen Hüyük Yeraltı Şehri, günümüzde büyük ölçüde açığa çıkarılmış vaziyette. Çankırı Müzesi’nin girişimleriyle hız kazanan çalışmalar neticesinde keşiş odaları, kiler, şapel, kilise, sarnıç gibi alanlar keşfedilmiş. Çok katlı olan bu yeraltı şehrinin MS. 2’nci yüzyıldan kaldığı düşünülüyor.
15. Kadınçayırı Tabiat Parkı

Toplamda 422 hektarlık bir alana yayılmış olan Kadınçayırı Tabiat Parkı, Ilgaz ilçesine 16 km uzaklıkta. Genel olarak çam ve köknar ağaçlarının yoğun olduğu bu doğa harikasında kamp yapabilir, doğa sporlarına yönelebilir ya da fotoğraf turu düzenleyebilirsin. Kadınçayırı Tabiat Parkı tam olarak Yıldıztepe Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi içerisinde konumlanıyor.
Tabiat parkına giriş yaptığında çok sayıda seyir terası, çeşme, zipline, köprü, kamelya ve oyun alanları bulabilirsin. Ayrıca içeride bungalovlar, spor aktivite alanları ve yağmur barınakları da mevcut. Kadınçayırı Tabiat Parkı’nda Türkiye’nin en büyük kayteli (zipline) bulunuyor. 2012 senesinde “tabiat parkı” olarak tescil edilen bölgede mescit, otopark, çocuk bakım ünitesi ve kır lokantası gibi imkanlardan da yararlanman mümkün.
16. Çivitçioğlu Medresesi
1600’lü yıllarda oluşturulan Çivitçioğlu Medresesi, şehir merkezindeki Büyük Cami ile aynı alanda bulunuyor. İki ayrı kattan oluşan Çivitçioğlu Medresesi, özellikle de ahşap revakları ile dikkat çekiyor. Bugün ağırlıklı olarak medrese içerisinde hat, rölyef ya da ebru sanatlarına dair eğitimler ve atölyeler düzenleniyor.
Doğu-batı yönünde sıralanmış tarihi yapı, Türk süsleme sanatlarına odaklanan kültür sanat merkezine dönüşmüş durumda. Katların bağlandığı ahşap merdivenler ve yüksek ahşap konsollar, medresenin dikkat çeken diğer bölümlerini oluşturuyor.
17. Tarihi Çamaşırhane Müzesi
2. Abdülhamit Han zamanında “Tatlı Su Çamaşırhanesi” olarak inşa edilen tarihi yapı, günümüzde yapılan restorasyon çalışmaları sayesinde harika bir müzeye dönüştürülmüş. Tarihi Çamaşırhane Müzesi’ne ev sahipliği yapan bina, 1885 senesinden bu yana ayakta. Çankırı Belediyesi’nin girişimleri ile değerlendirilen mekanda çamaşırhane kültürünün yaşatılması ve gelecek kuşaklara farklı materyaller sayesinde aktarılması amaçlanıyor. Bu bağlamda sene boyunca müze içerisinde çeşitli masal etkinlikleri ya da kukla gösterileri gerçekleştiriliyor. 1980’den 2000’lerin başına dek bakımsız kalan müze, günümüzde hem sanatsal aktivitelere ev sahipliği yapıyor hem de Çankırı’nın geleneksel kültürüne ışık tutuyor.
Giriş ücreti
-
Yetişkin 30 TL
-
Öğrenci 20 TL
Açık olduğu saatler
-
Pazartesi hariç her gün 09.00 ile 17.00 saatleri arasında ziyaret edilebilir.
18. Buğday Pazarı Medresesi
Konum olarak Buğday Pazarı Camisi’nin avlu bölümünde yer alan bu medresenin 1700’lü yıllarda yapıldığı düşünülüyor. “Sofizade Mustafa Hazım Efendi” imzası olan yapının ilk döneminde 19 öğrenci eğitim görmüş. Takip eden yıllarda bölge uzunca bir süre yün deposu amacıyla kullanılmış.
Özellikle iç dekorasyonu ile görenleri büyüleyen Buğday Pazarı Medresesi, bugün ağırlıklı olarak el sanatları tasarımlarına ya da etnografik eserlere ev sahipliği yapıyor. Bir anlamda el sanatları merkezine dönüştürülen tarihi medresede şehre dair giyim kuşam kültürü yansıtılıyor. Aynı zamanda el sanatlarına dair materyaller ve geleneksel mutfak gereçleri de burada ziyaretçilerle buluşuyor.
19. Hacı Murad-ı Veli Camisi
Çankırı’nın Eldivan ilçesinde bulunan Hacı Murad-ı Veli Camisi, yalın mimarisi ve ahşap çatısı ile dikkat çekiyor. Tam olarak Seydiköy’de konumlanan tarihi caminin 1207 yılından miras kaldığı düşünülüyor. Hacı Murad-ı Veli’nin türbesi de yine aynı yerde ziyaret edilebiliyor. Tarih boyunca pek çok defa onarımdan geçirilen Hacı Murad-ı Veli Camisi, dikdörtgen plana sahip.
Türbe bölümünü de kapatan alaturka kiremit çatı, camiyi ziyaret edenlerin en çok fotoğrafladığı yer oluyor. Caminin iç tarafındaki özel kalem işi süslemeler, 1951 senesinde dahil edilmiş. Bu süslemeleri yapan kişinin Tosyalı Ali Usta olduğu bilgisi mevcut. Türbenin varlığından dolayı adak kurbanı kesmek isteyen kişiler, bölgeyi sıklıkla ziyaret edebiliyor.
20. Kenbağ Tabiat Parkı
Merkezin yalnızca 8 km uzağında olan Kenbağ Tabiat Parkı, büyük bir ormanlık alan içerisinde konumlanıyor. Ağırlıklı olarak karaçam ağaçlarının yer aldığı tabiat parkının toplam büyüklüğü 36 hektar. Ayrıca pek çok ihtiyacına yanıt verebilecek düzeyde bir tesis Kenbağ Tabiat Parkı’nın içinde hizmet veriyor.
Bölge halkının ve dışarıdan gelen yerli ve yabancı turistlerin şehirdeki favori yerlerinden biri olan Kenbağ Tabiat Parkı, yaban hayatının içerisinde huzurlu bir atmosfer vadediyor. Piknik yapmak isteyenler için parkın pek çok bölgesine özel kamelyalar ve geniş masalar yerleştirilmiş.
21. Eldiven Bülbül Pınarı
Şehir merkezine 22 km uzaklıkta olan Eldivan Bülbül Pınarı, çoğunlukla hafta sonlarında piknik yapmak amacıyla tercih edilen sakin bir bölge. Çankırı’nın bu önemli tabiat güzelliği, seyir terasları ve özel mangal noktaları ile büyük beğeni topluyor.
Çocuk oyun alanları ve bungalov evlerinin de bulunduğu Eldivan Bülbül Pınarı, aynı adı taşıyan ilçede konumlanıyor. Eldivan ilçe merkezine uzaklığı yaklaşık 5 km olan akarsu, aynı zamanda çok sayıda tesise de sahip. Eldivan Bülbül Pınarı ve çevresinde genel olarak meşe, söğüt, yabani erik ve kavak ağaçları bulunuyor. Özel ocaklıklar sayesinde mangalın oldukça pratik olduğu alan, Karadere ve Saray Göleti’ne de oldukça yakın.
22. Yıldıztepe Kayak Merkezi
Ilgaz Dağı içerisinde bulunan Yıldıztepe Kayak Merkezi, Çankırı’da kış turizminin en önemli noktalarından biri olarak kabul ediliyor. Ilgaz ilçe merkezine yaklaşık 20 km uzaklıkta olan kayak merkezi, Ilgaz Dağı’nın enfes manzarasını ziyaretçilerle bir araya getiriyor.
3 ayrı pistin yer aldığı Yıldıztepe Kayak Merkezi’nde her bir bölüm siyah, yeşil ve kırmızı olmak üzere renklerle isimlendirilmiş. Acemi olan katılımcıların yeşil pistte eğitim almaları sağlanıyor. Orta seviye kullanıcılar kırmızı, yetkin kayakçılar ise siyah piste alınıyor. Bu durum herkes için düzenli ve güvenli bir kayak deneyimi sağlıyor.
23. Tarihi Karataş Hamamı
Osmanlı Dönemi’nde zaman zaman kullanılan haç formundaki çifte hamamlardan biri olarak dikkat çeken Tarihi Karataş Hamamı, Ali Bey Camii’nin hemen yanında konumlanıyor. Kesin olmamakla beraber cami ve hamamın birlikte yapıldığı tahmin ediliyor. Soğukluk alanına gitmek adına yuvarlak kemerli kapıdan geçmen gerekiyor.
Orta kısımda tam, yan bölümlerde ise yarım kubbelerin örttüğü tarihi hamamın erkekler ve kadınlar bölümleri söz konusu. Yakın zaman önce bizzat belediye tarafından onarımı gerçekleştirilen Tarihi Karataş Hamamı günümüzde tuz rehabilitasyon alanı olarak da değerlendiriliyor. Hamamın sıcaklık bölümü, kubbenin sekizgen yapıdaki kasnaklara oturtulduğu özel bir dizayna sahip. Tam olarak Tabakhane adlı bölgede yer alan Tarihi Karataş Hamamının inşa sürecinde Çankırı Mütesellimi olan Ali Bey’in önemli bir rolü bulunuyor.
24. Ali Bey Cami
Ali Bey Mahallesi’nde konumlanan Ali Bey Cami, 1609 senesinde inşa edilmiş bir yapı. Orijinal kitabesi günümüze dek ulaşmış olan tarihi caminin minber ya da mihrap bölümleri genel olarak sade ve süssüz. Minare bölümünde tuğlaların, kaide bölümünde ise kesme taşların kullanıldığı dini mekân, şehrin en büyük ikinci camisi olarak öne çıkıyor.
Kitabe incelendiğinde özellikle Çankırı Yaran kültürüne dair izler bulunması dikkat çekiyor. Yaranlık kültürünün ahiliğe dayandığını bu noktada hemen belirtelim. Bu arada orijinal yapı zaman içerisinde zarar görmesine rağmen Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restore edilmiş.
25. Ilgaz Dağı Milli Parkı
Çankırı denildiği zaman akla gelen ilk destinasyonlarından biri de hiç şüphesiz ki Ilgaz Dağı Milli Parkı. Dillere destan güzelliği ve devasa büyüklüğü ile şehrin gururu olan milli park, Ilgaz Dağı’nın hemen eteklerinde konumlanıyor. Ilgaz Dağı Milli Parkı, 1976 senesinden bu yana söz konusu statüde hizmet veriyor. Endemik bitki örtüsü oldukça zengin olan milli olarak, aynı zamanda çok sayıda vahşi hayvanı da bünyesinde barındırıyor. Özellikle cüce yarasa, geyik, yaban domuzu, kartal, vaşak ve karaca gibi hayvanlara rastlamak olası.
Yılın her mevsiminde ziyaretçilerini ağırlayan bu popüler bölge, kamp ve karavan tutkunları için de uygun koşullara sahip. Ilgaz Dağı Milli Parkı içerisinde doğa yürüyüşleri, kayak, kamp, botanik keşifler, dağ tırmanışları, bisiklet, foto safari, piknik gibi aktiviteler ön plana çıkıyor. Türkiye’nin en güzel milli parklarından biri olan Ilgaz Dağı Milli Parkı, toplanda 1088 hektarlık bir alana yayılmış durumda.
Giriş ücreti
-
Öğrenci 30 TL
-
Yetişkin 60 TL
-
Bisiklet 60 TL
-
Motosiklet 120 TL
-
Otomobil 180 TL
-
Minibüs 540 TL
-
Midibüs 900 TL
-
Otobüs 1.800 TL
-
Ücretler HGS üzerinden otomatik olarak alınıyor.
Açık olduğu saatler
-
Haftanın her günü 09.00 ile 17.00 saatleri arasında ziyaret edilebilir.
Sana sıradaki önerimiz ise güzelliği ile büyüleyen Bolu. Bolu’da gezilecek yerleri öğrenmek için yazıya tıkla!
Popüler Yazılar
Son Eklenen Seyahat Yazıları
Uzman Yazarlar
Kaynak: enuygun.com
Ziyaretçi Yorumları (0)
Bu yazıya henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!