İçindekiler
1. Old Town

Old Town ya da bir başka ifadeyle Eski Şehir, Rodos’un kalbi olarak kabul ediliyor. Aynı zamanda UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde de kendine yer bulan Old Town, çok sayıda turistik yeri içinde barındırıyor. Avrupa’nın hem en geniş hem de en iyi korunan bölgelerinden biri olarak kabul gören Rodos Eski Şehir, turistlerin genellikle ilk durağı oluyor. Old Town’u özel kılan unsurların başında ise Arnavut kaldırımlı sokaklar ve antika restoranlar geliyor. Ayrıca Rodos Kalesi ve Şövalyeler Sokağı gibi popüler yerler de burada konumlanıyor. Bölgeyi baştan sona keşfetmek adına yürüyüş yapmak oldukça iyi bir fikir.
Yazar Notu: Old Town içinde genel olarak fiyatların diğer yerlere kıyasla daha yüksek olduğunu ifade edebiliriz.
2. Lindos Akropolisi

Lindos Akropolisi, tarihinde pek çok medeniyet tarafından kontrol alındığı için kültürel açıdan oldukça özgün bir yer. Yaklaşık 120 metrelik bir kayalığın üstünde konumlanan Lindos Akropolisi, doğrudan denize bakıyor. Burayı gezdiğinde aynı zamanda Rodos’un önemli bir bölümünü de panoramik açıyla görebileceksin. Lindos Akropolü’ne çıkmak için patika bir alandan yürümen gerekiyor fakat tepeye geldiğinde bu zahmete fazlasıyla değeceğini anlayacaksın. Akropol içinde Helenistik Dönemi’ne ait 20 sütun ve çok sayıda tapınak kalıntısı yer alıyor. Bu arada Lindos Akrapolisi’ne çok yakın bir konumda popüler bir plaj olduğunu da anımsatalım.
Giriş ücreti
-
Tam bilet 12 euro
-
İndirimli bilet 6 euro
Ziyaret saatleri
-
Pazartesi hariç haftanın her günü 08.00-15.00 arası
Yazar Notu: Lindos Akropolisi ve Yeni Şehir arasında yaklaşık olarak 10 dakikalık bir sürüş mesafesi bulunuyor.
3. Hipokrat Meydanı

Hipokrat Meydanı, Rodos Adası’nın en ikonik yerleri arasında bulunuyor. Old Town’da yer alan meydan, adada insan hareketliliğinin en yoğun nokta. Özellikle sevdiklerine götürmek üzere orijinal hediyeler arıyorsan Hipokrat Meydanı tam sana göre. Çünkü meydanın her bir köşesinde antikacılara ya da hediyelik eşya dükkanına rastlayabilirsin. Aynı zamanda meydan, çevresinde yer alan kafe ve restoranlar sayesinde ideal bir mola yeri olarak da görülüyor. Meydanın hemen üst tarafında kısa bir yürüyüş yaparsan görünümüyle oldukça etkili olan Rodos Saat Kulesi’ne ulaşabilirsin. Aynı zamanda Arkeoloji Müzesi ve Castellania Kütüphanesi de meydana yürüme mesafesinde.
4. Tsambika Manastırı

Tsambika Manastırı, Rodos Adası’nda ziyaret edilebilecek 2 önemli manastırdan biri. Tsambika Manastırı’nın deniz manzarasına kucak açması, buranın ilgi görmesinin en önemli sebeplerden biri olarak gösteriliyor. Bir tepe üzerine inşa edilen tarihî mekân, özgün mimarisiyle ön plana çıkıyor. Eski Şehir’den Archangelos’a doğru giden yolu takip ederek manastırı ziyaret etmen mümkün. Tarihî manastır, aynı zamanda bu bölgede yapılan tekne turlarının pek çoğunun ana duraklardan biri. Şehir merkezine 25 kilometre uzaklıkta bulunan manastıra ulaşmak için toplamda 300 basamak çıkman gerekiyor.
Yazar Notu: Manastırın alt tarafından ilerlediğinde bölgenin önemli halk plajlarından biri olan Tsambika Plajı seni karşılayacak.
5. Mandraki Limanı ve Yel Değirmenleri

Mandraki Limanı, Rodos Adası’nda sadece yatlar için ayrılan 3 limandan biri. Liman geçmiş dönemlerde Rodos Heykeli’ne ev sahipliği yapmasına rağmen söz konusu eserin kalıntıları maalesef günümüze kadar ulaşamamış. Orta Çağ’dan kalan yel değirmenlerine ya da çeşitli geyik heykellerine tanıklık etmek adına burayı ziyaret edebilirsin. Öte yandan limana geldiğin zaman St. Nicholas Kalesi’ni görmen de mümkün. Mandraki Limanı, geçmiş dönemlerde Rodos Adası’nın askeri limanıydı. Aynı yerde bulunan tarihî yel değirmenleri ise adaya gemilerle ulaştırılan tahılları öğütmek amacıyla kullanılıyordu. Değirmenlerin çok ciddi bir kısmı hasar almış olsa da günümüzde 3 tanesinin yenilenme çalışmaları tamamlanmış durumda.
6. Elli Plajı

Ada merkezine en yakın plajlardan biri olduğu için sıklıkla ziyaret edilen Elli Plajı, Rodos Akvaryumu ve Mandraki Limanı’nın arasında konumlanıyor. Serinleme keyfini eğlence ile birleştirmek isteyen gezginlerin öncelik verdiği Elli Plajı’nda şemsiye ve şezlongları kiralayabilirsin. Plajın hemen çevresinde çok sayıda restoran ve ada kültürünü yansıtan meşhur tavernalarda hem Yunan lezzetlerini tadabilir hem de eğlenebilirsin. Bu arada plajın hemen yakınlarında Türk pazarı adında küçük bir pazar kuruluyor. Hareketliliğin yüksek olması plajın turistler tarafından ilgi görmesinde önemli bir etken. Bu arada 1930 senesinde yaşamını yitiren İngiliz yazar Lawrence Durrel’in bu plajı tüm Akdeniz’in en güzel plajı olarak tanımladığı da belirtelim.
Kaynak: enuygun.com
Ziyaretçi Yorumları (0)
Bu yazıya henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!