İçeriğe geç
Türkiye'nin Seyahat Sitesi
Belçika’da gezilecek yerler
Seyahat Rehberi

Belçika’da gezilecek yerler

Belçika masalsı şehirleri, dünyaca ünlü mutfağı, yemyeşil doğası ve kendine özgü kültürüyle Avrupa’nın keşfedilmeye değer ülkelerinden. Belçika’da gezilecek yerler için tıkla!

36 dk okuma Belçika
Paylaş
İçindekiler
  1. 59. Namur Kalesi – Namur
  2. Giriş ücreti
  3. Açık olduğu saatler
  4. 60. Aubin Katedrali – Namur
  5. Giriş ücreti
  6. Açık olduğu saatler
  7. 61. Montagne de Bueren – Liege
  8. 62. Boverie Parkı – Liege
  9. 63. Guillemins Tren İstasyonu – Liege
  10. 64. Blegny Madeni – Liege
  11. Giriş ücreti
  12. Açık olduğu saatler
  13. 65. Alden Biesen Kalesi – Bilzen
  14. Giriş ücreti
  15. Açık olduğu saatler
  16. 66. Gaasbeek Kalesi – Gaasbeek
  17. Giriş ücreti
  18. Açık olduğu saatler
  19. 67. Loppem Kalesi – Loppem
  20. Giriş ücreti
  21. Açık olduğu saatler
  22. 68. La Roche en Ardenne Şatosu
  23. 69. Han sur Lesse Mağaraları – Namur
  24. 70. De Haan Plajı – De Haan
  25. 71. Durbuy Eski Kenti
  26. 72. Belçika Kraliyet Doğa Bilimleri Enstitüsü – Brüksel
  27. Giriş ücreti
  28. Açık olduğu saatler
  29. 73. Autoworld Brüksel
  30. Giriş ücreti
  31. Açık olduğu saatler
  32. 74. Anvers Merkez Tren İstasyonu
  33. 75. Plopsaland – De Panne
  34. Giriş ücreti
  35. Açık olduğu saatler
  36. 76. Orta Afrika Kraliyet Müzesi – Tervuren
  37. Giriş ücreti
  38. Açık olduğu saatler
  39. 77. Bastogne
  40. 78. Blankenberge Plajı
  41. 79. Mariakerke Plajı – Ostend
  42. 80. Bredene Plajı – Oostende
  43. 81. Brüksel Vintage Pazarı 
  44. 82. Coudenberg Sarayı – Brüksel 
  45. 83. Aziz Boniface Kilisesi – Brüksel
  46. 84. Aziz Gummarus Kilisesi – Lier   
  47. 85. Aziz Paul Katedrali – Liege 
  48. Giriş ücreti
  49. Açık olduğu saatler
  50. 86. Rochefort Manastırı – Namur
  51. Giriş ücreti
  52. Açık olduğu saatler
  53. 87. Anvers İllüzyon Müzesi – Anvers 
  54. Giriş ücreti
  55. Açık olduğu saatler
  56. 88. Brüksel
  57. 89. Brugge
  58. 90. Anvers
  59. 91. Gent
  60. 92. Liege
  61. 93. Mechelen
  62. 94. Leuven
  63. 95. Oostende
  64. 96. Ypres
  65. 97. Charleroi
  66. 98. Ardennes
  67. 99. Mons
  68. 100. Vilvoorde

59. Namur Kalesi – Namur

Namur, Belçika Citadelle de Namur, parka ve panoramik manzara

Valon bölgesinin simgelerinden biri olan Namur Kalesi, Namur şehrinin manzarasına hakim tarihi bir kale kompleksi. Meuse ve Sambre nehirlerinin birleştiği güzel bir konumda bulunan kale, yaklaşık 2000 yıllık bir geçmişe sahip. Roma döneminden itibaren askeri olarak kullanılan Namur Kalesi, Orta Çağ boyunca sürekli olarak güçlendirildi. 17. yüzyılda ünlü Fransız askeri mühendisi Vauban tarafından yeniden tasarlanan kale, Napolyon Savaşları sırasında da önemli bir rol oynadı. İhtişamlı surları, yer altı tünelleri ve geniş avlularıyla dikkat edilerek Namur Kalesi, Avrupa’nın en büyük kalelerinden biri olmasıyla da ünlü. Kalenin görkemli surlarından ise Namur şehrinin ve doğal güzelliklerin muhteşem manzaralarını izleyebilirsin.

Namur Kalesi, sadece tarihi önemiyle değil, aynı zamanda kültürel ve turistik aktivitelerle de öne çıkıyor. Kale içinde yer alan çeşitli müzeler ve sergiler, bölgesinin zengin tarihi geçmişi ayrıntılı bir şekilde anlatılıyor. Özellikle Terra Nova Ziyaretçi Merkezi, interaktif sergileriyle çok ilgi görüyor. Kale arazisinde düzenlenen rehberli turlar, tiyatro gösterileri, konserler ve festivalleri de turistlere muhteşem deneyimler yaşatıyor.

Konum Linki

Giriş ücreti

  • Yetişkin: 8 euro 

  • 65 yaş üstü: 6 euro 

  • 12-18 yaş: 4 euro 

  • 6 yaş altı: Ücretsiz

Açık olduğu saatler

  • 1 Nisan-15 Ekim: 10.00-18.00 (Son giriş 17.30) 

  • 16 Ekim-31 Mart: 10.00- 17.00 (Son giriş 16:30).

Yazar Notu: Namur Kalesi, doğa yürüyüşleri ve piknikler için de popüler bir yer. Geniş yeşil alanlar ve parklarla çevrili kale, özellikle yaz aylarında doğanın içinde zaman geçirmek için ilk uğraman gereken yerlerden.

60. Aubin Katedrali – Namur

Aubin Katedrali - Namur dış görünümü

Namur şehrinin dini ve mimari açıdan en önemli yapılarından biri olan Aubin Katedrali, benzersiz mimarisiyle hemen dikkat çekiyor. Görkemli katedral, Namur’un piskoposluk merkezi olarak hizmet veren tek katedrali olma özelliğine sahip. 18. yüzyılda Barok tarzda inşa edilen Aziz Aubin Katedrali; zarif cephesi, geniş iç dünyası ve zengin dekorasyonuyla çok ilgi görüyor. Katedralin dış cephesi zarif sütunlar, heykeller ve dini süslemelerle dikkat çekerken iç mekanlar ise zengin freskler, vitray ayrıntılar ve el işi oymalarla görülmeye değer güzellikte.

Aubin Katedrali, aynı zamanda barındırdığı sanat eserleri ve tarihi objelerle de insanları kendine çekiyor. Katedralin iç kısmında 18. yüzyıldan kalma etkileyici bir org, Barok ile Rokoko şapeller ve değerli dini objeler bulunuyor. Ayrıca katedralin hazine odasında sergilenen çeşitli kutsal eşyalar, piskoposluk tacı ve diğer litürjik objeler, Namur’un dini dönemlerde ışık tutuyor. Aubin Katedrali, her yıl düzenlenen dini kutlamalar, konserler ve etkinliklerle de tüm Avrupa’dan turistleri kendine çekiyor. 

Konum Linki

Giriş ücreti

  • Yetişkin: 4 euro

  • 65 yaş üstü: 3 euro

  • 12-18 yaş: 2 euro

  • 6 yaş altı: Ücretsiz

Açık olduğu saatler

  • Pazartesi-Cumartesi: 10.00-18.00 

  • Pazar: 12.00-18.00.

Yazar Notu: Katedralin ana sunağındaki yer alan ve Aziz Aubin’i tasvir eden heykel,  sanat meraklılarının mutlaka görmesini önerdiğim çok önemli dini eserlerden biri.

61. Montagne de Bueren – Liege

Liege, kırmızı tuğlalı evlerin bulunduğu Montagne de Beuren merdiveninin manzarası

Liege şehrinin en ünlü turistik noktalarından biri de etkileyici bir merdiven olan Montagne de Bueren. 1875 yılında inşa edilen ünlü merdiven, 374 basamaktan oluşuyor ve Liege’nin tarihsel askeri savunma sisteminin bir parçası olarak tasarlanmış. Montagne de Bueren, şehrin alt bölgelerinden üst kısımlarına hızlı bir erişim sağlamak amacıyla yapılmış ve günümüzde hem yerel halk hem de turistler için popüler bir turistik yer. Merdivenin tepesine ulaşıldığında Liege’nin en güzel manzaraları izleyerek harika fotoğraflar çekebilirsin.

Montagne de Bueren, aynı zamanda düzenlenen etkinlikler ve festivallerle de dikkat çekiyor. Her yıl ekim ayında düzenlenen Bueren Festivali sırasında, merdivenler binlerce mum ile aydınlatılıyor ve bu muhteşem görüntü şehri büyülü bir atmosfer katıyor. Ayrıca merdivenlerin çevresinde yer alan eski taş evler, dar sokaklar ve yeşil alanlar, Liege’nin kültürel mirasını keşfetmek için ideal yerler.

Konum Linki

Yazar Notu: Montagne de Bueren’in zirvesine çıkmak  fiziksel olarak zorlu bir tırmanış gerektirse de sonunda karşılaşacağın muhteşem manzara buna değecektir.

62. Boverie Parkı – Liege

Liège şehrinde 'La Boverie' Müzesi

Liege şehrinin en güzel yerlerinden biri de Meuse Nehri’nin kıyısında bulunan geniş ve yemyeşil Boverie Parkı. Bu park, 1905 yılında düzenlenen Dünya Fuarı için tasarlanmış ve o dönemden beri Liege’nin en popüler yeşil alanlarından biri olmuş. Boverie Parkı; yemyeşil çimenlikleri, bakımlı bahçeleri, geniş göletleri ve çeşitli ağaç türleriyle hem halk hem de turistler için huzur dolu bir kaçış noktası. Parkın ortasında yer alan La Boverie Müzesi, modern sanat eserleri ve geçici sergileri ile parka kültürel bir zenginlik katıyor. Bu müze, parkın hem sanatsal hem de doğal güzelliklerini bir araya getirerek ziyaretçilere eşsiz bir deneyim yaşatıyor.

Parc de la Boverie, yıl boyunca gerçekleşen çeşitli aktiviteler ve rekreasyon imkanlarıyla da öne çıkıyor. Park; yürüyüş ve koşu yolları, bisiklet parkurları ve piknik alanlarıyla açık hava etkinlikleri için ideal bir mekan. Ayrıca parkta düzenlenen çeşitli etkinlikler, konserler ve festivaller, yıl boyunca eğlenceli anlar yaşama fırsatı  veriyor. Özellikle yaz aylarında düzenlenen açık hava sinema gösterimleri ve müzik festivalleri, gençler arasında çok ilgi görüyor.

Konum Linki

Yazar Notu: Liege şehir merkezine yakın konumda olan Boverie Parkı’na hem yürüyüşerek hem de bisiklet kiralayarak veya toplu taşıma araçlarıyla rahatça gidebilirsin.

63. Guillemins Tren İstasyonu – Liege

Liege, Belçika'daki Liege-Guillemins tren istasyonunun güzel dış cephesinin doğal bir görünümü

Liege şehrinin simgelerinden biri olan Guillemins Tren İstasyonu, ülkenin en önemli demiryolu istasyonlarından biri olan etkileyici bir yapı. 2009 yılında ünlü İspanyol mimar Santiago Calatrava tarafından tamamlanan ünlü istasyon, hem mimari tasarımı hem de işlevselliğiyle dikkat çekiyor. Dalgalı çelik ve cam çatı, içeriye doğal ışık girmesini sağlarken, aynı zamanda futuristik bir estetik  manzara sunuyor. Bu mimari özellikler, istasyonu yalnızca bir ulaşım merkezi olmanın ötesinde onu bir mimari şahesere çevriliyor. Guillemins Tren İstasyonu, Belçika‘nın önemli şehirlerine ve uluslararası destinasyonlara hızlı tren bağlantıları sağlayarak, Liege’in ulaşım ağının merkezi konumunda.

Guillemins Tren İstasyonu, estetik değerinin yanı sıra geniş alışveriş ve yeme içme imkanlarıyla da öne çıkıyor. İstasyonun içindeki mağazalar, kafeler ve restoranlar, yolcuların yanı sıra turistlerin de çok ilgisini çekiyor. Ayrıca istasyonun çevresinde düzenlenen kültürel etkinlikler ve sergiler de hem halk hem de turistlerin çok ilgisini çekiyor. 

Konum Linki

64. Blegny Madeni – Liege

Artık rekreasyon alanına dönüştürülen Blegny madeninin eski maden tesislerinin görünümü

Liege yakınlarındaki tarihi Blegny kasabasında yer alan Blegny Madeni, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde bulunan tarihi bir hazine. Bu maden, 19. yüzyılın sonlarından 20. yüzyılın ortalarına kadar aktif olarak işletilmiş ve bölgenin ekonomik tarihinin önemli bir parçası olmuş. Günümüzde Blegny  Madeni,  ziyaretçilere maden işçilerinin zorlu çalışma koşullarını ve kömür madenciliğinin teknik süreçlerini yakından görme fırsatı sunuyor. 

Madenin derinliklerine inen turlar, eski madenci asansörleri ve tünellerinde gerçekleşiyor. Bu turlar sırasında rehberler, madenciliğin tarihini ve yöntemlerini detaylı bir şekilde anlatıyor. Blegny Madeni, aynı zamanda bir eğitim ve turizm merkezi olarak da dikkat çekiyor. Maden sahasında yer alan müze, interaktif sergiler ve eğitim programlarıyla kömür madenciliğinin tarihsel ve teknik boyutlarını kapsamlı bir şekilde anlatıyor. Ayrıca madenin çevresindeki geniş yeşil alanlar, piknik alanları ve yürüyüş parkurları, doğayla iç içe olma fırsatı sunuyor.

Konum Linki

Giriş ücreti

  • Yetişkin: 10 euro 

  • 65 yaş üstü: 8 euro 

  • 12-18 yaş: €6 6 yaş altı: Ücretsiz

Açık olduğu saatler

  • 1 Nisan-31 Ekim: Her gün 10.00-18.00 (Son giriş 17.30) 

  • Kasım-Mart: Cuma, Cumartesi ve Pazar günleri 10.00-17.00 (Son giriş 16.30).

Yazar Notu: Blegny Madeni’nde düzenlenen çeşitli etkinlikler, festivaller ve özellikle çocuklar ve gençler için düzenlenen atölyeler, eğlenceli ve öğretici olduğu için çocuklu aileler için ideal.

65. Alden Biesen Kalesi – Bilzen

Alden Biesen Kalesi - Bilzen

Limburg bölgesindeki Bilzen kasabasında yer alan Alden Biesen Kalesi, etkileyici bir tarihi yapı. 12. yüzyılda Töton Şövalyeleri tarafından inşa edilen kale, zaman içinde birçok kez yenilenmiş ve genişletilmiş. Gotik, Rönesans ve Barok mimari unsurlarını bir araya getiren Alden Biesen Kalesi, bugün zarif bir şato kompleksi olarak çok ilgi görüyor. Kaleyi çevreleyen geniş bahçeler, su hendekleri ve park alanları, huzur dolu bir ortam yaratıyor.

Tarih boyunca kale, hem askeri hem de idari bir merkez olarak hizmet vermiş ve bölgenin kültürel hayatında önemli bir rol oynamış.  Günümüzde ise Alden Biesen Kalesi, eğlenceli etkinlikler, sergiler ve kültürel organizasyonlarıyla kültür meraklıları için harika bir gezi alanı.

Alden Biesen Kalesi’nde her yıl düzenlenen “Bilzen Mysteries” adlı ışık ve ses gösterisi, kalenin tarihi atmosferini modern teknolojiyle birleştirerek turistlere unutulmaz bir deneyim yaşatıyor. Ayrıca kale kompleksinde yer alan çeşitli sergiler de sanat, tarih ve kültürle ilgilenenler için zengin içerikler sunuyor. Kalede düzenlenen müzik festivalleri, tiyatro gösterileri ve diğer kültürel etkinlikler ise Belçika’nın kültürel yaşamına da canlılık katıyor.

Konum Linki

Giriş ücreti

  • Yetişkin: 12 euro 

  • 65 yaş üstü: 10 euro 

  • 6-12 yaş: 8 euro 

  • 0-5 yaş: Ücretsiz

Açık olduğu saatler

  • 1 Nisan-31 Ekim: Her gün 10.00-18.00 (Son giriş 17.30) 

  • Kasım-Mart: Cuma, Cumartesi ve Pazar günleri 10.00-17.00 (Son giriş 16.30).

66. Gaasbeek Kalesi – Gaasbeek

Gaasbeek Kalesi, Flaman Brabant, Belçika

Flaman Brabant bölgesindeki Gaasbeek köyünün simgesi olan görkemli Gaasbeek Kalesi, tarihi 13. yüzyıla kadar uzanan büyüleyici bir yapı. İlk olarak 1240 yılında bir savunma kalesi olarak inşa edilen Gaasbeek Kalesi, zaman içinde birçok kez el değiştirmiş ve yeniden inşa edilmiş. Kale, 16. yüzyılda İtalyan Rönesans stiliyle yeniden tasarlanmış ve 19. yüzyılda Neogotik tarzda kapsamlı bir restorasyon geçirmiş. Bu zengin tarihi ve mimari çeşitlilik Gaasbeek Kalesi’ni benzersiz bir yapı haline getiriyor.

Kalenin içinde yer alan zarif salonlar; antika mobilyalar, sanat eserleri ve zengin tekstil koleksiyonlarıyla dekore edilmiş. Ayrıca Gaasbeek Kalesi; geniş bahçeleri, göletleri ve heykelleriyle hem tarih hem de doğayla iç içe unutulmaz bir gün geçirme fırsatı veriyor. Gaasbeek Kalesi, yıl boyunca düzenlenen kültürel etkinlikleri ve sanatsal sergileriyle de dikkat çekiyor. Kale, düzenli olarak geçici sergilere, konserlere ve tiyatro gösterimlerine ev sahipliği yaparak bölgenin kültürel merkezi haline gelmiş. Yıl boyu rehberli turlarla gezebileceğin Gaasbeek Kalesi, hem tarih meraklıları hem de kültürel etkinliklere ilgi duyanlar için mutlaka ziyaret edilmesi gereken bir yerler arasında.

Konum Linki

Giriş ücreti

  • Yetişkin: 12 euro

  • 65 yaş üstü: 10 euro

  • 6-12 yaş: 8 euro

  • 0-5 yaş: Ücretsiz

Açık olduğu saatler

  • 1 Nisan-31 Ekim: Her gün 10.00-18.00 (Son giriş 17.30) 

  • Kasım-Mart: Cuma, Cumartesi ve Pazar günleri 10.00-17.00 (Son giriş 16.30).

Yazar Notu: Gaasbeek Kalesi’nin çevresindeki park ve bahçeler de piknikler, yürüyüşler ve doğa gözlemleri için ideal yerler.

67. Loppem Kalesi – Loppem

Belçika'nın güzel romantik kaleleri - Loppem

Batı Flanders bölgesindeki Loppem kasabasının simgesi olan Loppem Kalesi, 19. yüzyıl mimarisinin zarif bir örneği. 1859-1862 yılları arasında inşa edilen Loppem Kalesi, Neogotik tarzda tasarlanmış. Kale; ihtişamlı kuleleri, detaylı taş işçiliği ve geniş pencereleriyle dikkat çekiyor. İç mekanları orijinal mobilyalar, sanat eserleri ve dekoratif objelerle süslenen kalede 19. yüzyıl aristokrasisinin yaşam tarzını yakından görme fırsatı bulacaksın. Bu tarihi yapı, sadece mimarisi ile değil, aynı zamanda 1. Dünya Savaşı sırasında Belçika Kralı I. Albert’in karargahı olarak kullanılmasıyla da özel bir tarihsel öneme sahip.

Loppem Kalesi, aynı zamanda çevresindeki muhteşem bahçeler ve parklarla da çok ilgi görüyor. Kalenin etrafında geniş park alanı, 19. yüzyılın ünlü peyzaj mimarı Edouard Keilig tarafından tasarlanmış ve çeşitli göletler, heykeller, yürüyüş yollarıyla süslü. Özellikle dikkat çeken bölüm ise keyifle gezebileceğin karmaşık labirent. Loppem Kalesi, yıl boyunca düzenlenen kültürel etkinlikler, sergiler ve konserlere ev sahipliği yaparak da binlerce insanı kendine çekiyor.

Konum Linki

Giriş ücreti

  • Yetişkin: 12 euro

  • 65 yaş üstü: 10 euro

  • 6-12 yaş: 8 euro

  • 0-5 yaş: Ücretsiz

Açık olduğu saatler

  • 1 Nisan-31 Ekim: Her gün 10.00-18.00 (Son giriş 17.30) 

  • Kasım-Mart: Cuma, Cumartesi ve Pazar günleri 10.00-17.00 (Son giriş 16.30).

68. La Roche en Ardenne Şatosu

Belçika şehri La Roche-en-Ardenne'deki en yakın tepeden Ourthe nehri, kilise ve ortaçağ kalesinin kalıntıları ile manzara

Belçika’nın Ardenler bölgesinde yer alan ünlü La Roche en Ardenne Şatosu, hem tarihi hem de doğal güzellikleriyle dikkat çeken bir yapı. Şato, Ourthe Nehri’nin kıyısında yer alıyor ve tarih boyunca önemli bir kontrol noktası olmuş. İlk olarak 9. yüzyılda inşa edilen ve genişletilen şato, zaman içinde değişen mimari özellikleri ve savaş izleriyle adeta bir zaman yolculuk yaşatıyor. La Roche en Ardenne Şatosu, Gotik ve Roma mimarilerini bir arada sunarak tarihin farklı dönemlerine ışık tutuyor.

Günümüzde şato, kültür ve tarih meraklıları için çok popüler bir destinasyon. Şatonun etkileyici kulelerinden ve surlarından bölgenin muhteşem manzarasını izleyebilirsin. Ayrıca yaz aylarında düzenlenen geleneksel festivaller ve etkinlikler de şatonun tarihi atmosferini tam anlamıyla yaşamak için ideal.

Konum Linki

69. Han sur Lesse Mağaraları – Namur

Sakin nehirli küçük köy manzarası, Han-sur-Lesse, Belçika

Namur şehri sınırlarında bulunan Han sur Lesse Mağaraları, Avrupa’nın en büyük ve en etkileyici tabiat harikalarından biri. Han sur Lesse Köyü’nün hemen yanındaki ünlü mağaralar, Lesse Nehri’nin kireçtaşı kayalıkları oymasıyla oluşmuş doğal harikalar. Mağaralar, yaklaşık 10 kilometre uzunluğunda ve içlerinde yer alan stalaktitler, dikitler, sütunlar ile devasa salonlarla dikkat çekiyor. Bu oluşumların her biri binlerce yılda doğal yollarla oluşmuş ve doğanın gücünü gözler önüne seriyor. Han sur Lesse Mağaraları, her yıl binlerce turistin ilgisini çekiyor. Rehberli turlarla mağaraların derinliklerini de keşfe çıkabilirsin. Mağaraların etkileyici akustiği ve ışıklandırmaları da büyüleyici atmosferi pekiştiriyor. 

Konum Linki

Yazar Notu: Mağaraların hemen yanı başında bulunan Han Vahşi Yaşam Parkı’na uğrayarak bölgenin doğal zenginlikleri arasında kartpostal güzelliğinde fotoğraflar çekebilirsin.

70. De Haan Plajı – De Haan

De Haan, Belçika'nın sabahın erken saatlerinde sahil

Belçika’nın Kuzey Denizi kenarında yer alan De Haan şehri, ülkenin en güzel ve en sakin plajlarından birine ev sahipliği yapıyor. De Haan Plajı; uzun kum sahili, temiz denizi ve huzur dolu atmosferiyle ünlü. Sakin bir ortamda doğal güzellikler içinde yer alan plaj, kalabalıklardan uzakta dinlenmek için ideal. De Haan, sadece plajıyla değil, aynı zamanda eğlenceli etkinliklerle de muhteşem bir tatil deneyimi sunuyor.

Su sporları meraklıları için sörf, yelken ve kano gibi olanaklar bulunan plajda doğa tutkunları için ise bölgeyi keşfedebilecekleri yürüyüş ve bisiklet parkurları var. Ayrıca şehrin merkezinde bulunan şık restoran ve kafelerde Belçika’nın ünlü mutfağından lezzetler tadabilirsin. De Haan Plajı, kalabalık şehirlerden uzaklaşıp doğayla iç içe denizin tadını çıkarmak isteyenler için ideal bir destinasyon.

Konum Linki

71. Durbuy Eski Kenti

Durbuy, Belçika'nın eski şehir merkezindeki Arnavut kaldırımlı sokak.

Wallonia bölgesinde yer alan Durbuy, “Dünyanın En Küçük Kasabası” olarak bilinen büyüleyici bir gezi alanı. Durbuy Eski Kenti, Orta Çağ’dan kalma dar sokakları, taş evleri ve tarihi yapılarıyla adeta bir zaman yolculuğu yaşatıyor. Kasabanın kalbinde yer alan 11. yüzyılda kalma Durbuy Kalesi, bölgedeki zengin tarihi mirası gözler önüne seriyor. Kalenin surlarından kasabanın eski kent bölgesinin muhteşem manzarasını da izleyebilirsin. Ourthe Nehri’nin kıyısında yer alan şirin kasaba, tarihi zenginliğinin yanında doğal güzellikleri ve huzurlu atmosferiyle de öne çıkıyor.

Durbuy, aynı zamanda kültürel ve gastronomik cazibesiyle de dikkat çekiyor. Kasabanın her yerinde sıralanan küçük restoranlar ve kafelerde güzel bir mola vererek Belçika’nın ünlü mutfağını deneyebilirsin. Özellikle yerel olarak üretilen biralar ve çikolatalar, turistler arasında çok ilgi görüyor. Durbuy’da düzenlenen çeşitli festivaller ve etkinlikler de küçük kasabanın canlı kültürel yaşamını yansıtıyor. Doğa tutkunları için ise çevredeki yürüyüş ve bisiklet parkurları, mükemmel fırsatlar sunuyor. Durbuy Eski Kenti; tarihi dokusu, doğal güzellikleri ve kültürel zenginlikleriyle Belçika’nın keşfedilmeye değer yerlerinden biri. 

Konum Linki

Yazar Notu: Her yıl düzenlenen Noel pazarı ve yaz aylarında düzenlenen müzik festivalleri, Durbuy’u ziyaret etmek için en iyi zamanlar.

72. Belçika Kraliyet Doğa Bilimleri Enstitüsü – Brüksel

Belçika Doğa Bilimleri Müzesi iç görünümü

Belçika’nın başkenti Brüksel’in çok ziyaret edilen yerlerinden biri olan Belçika Kraliyet Doğa Bilimleri Enstitüsü, 1846 yılından beri hizmet veriyor. Enstitü, doğa bilimleri alanında dünya çapında bilinen bir araştırma ve eğitim merkezi. Enstitü, zengin koleksiyonları ve etkileyici sergileriyle her yıl binlerce ziyaretçiyi ağırlıyor. Komplesin müze bölümünde dünyanın en büyük ve en iyi korunmuş dinozor fosilleri koleksiyonlarından biri olan Iguanodon Galerisi özellikle dikkat çekiyor. Bu galeride Bernissart’ta bulunan ve 19. yüzyılda keşfedilen 30’dan fazla İguanodon fosili de sergileniyor. 

Müze koleksiyonunda mineraller, fosiller, deniz biyolojisi, entomoloji ve antropoloji gibi çeşitli bilim dallarına ait geniş objeler de bulunuyor. Enstitü, sadece sergileriyle değil, aynı zamanda araştırma faaliyetleri ve eğitim programlarıyla da öne çıkıyor. Enstitü, hem yerel hem de uluslararası düzeyde birçok bilimsel projeye ev sahipliği yaptığı için de binlerce insanı kendine çekiyor.

Konum Linki

Giriş ücreti

  • Yetişkin: 12 euro 

  • Avrupa Birliği Dışından İkamet Eden 65 Yaş Üstü Yetişkinler: 10 euro 

  • 12-18 Yaş Arası Gençler: 5 euro 

  • 0-11 Yaş Arası Çocuklar: Ücretsiz 

  • Avrupa Birliği Vatandaşları (65 Yaş Üstü): Ücretsiz 

  • Her ayın ilk Pazar günü: Ücretsiz

Açık olduğu saatler

  • Pazartesi günleri hariç haftanın her günü 10.00-18.00 saatleri arasında açık.

73. Autoworld Brüksel

Autoworld iç görünümü

Brüksel’deki ünlü Cinquantenaire Parkı içindeki tarihi binalarından birinde yer alan Autoworld, otomotiv tutkunları için adeta bir cenneti. Bu etkileyici müze, 19. yüzyılın sonlarından günümüze uzanan geniş bir otomobil koleksiyonuna ev sahipliği yapıyor. 250’den fazla aracın sergilendiği Autoworld içerisinde otomotiv dünyasının evrimini izleme fırsatı bulacaksın. Koleksiyonda klasik otomobillerden lüks araçlara, spor arabalardan yarış otomobillerine kadar geniş bir yelpaze var. Özellikle Belçika’nın otomotiv tarihindeki önemli rolünü vurgulayan sergiler, müzenin dikkat çekici yerleri arasında.

Autoworld, yıl boyunca düzenlenen tematik sergiler ve etkinliklerle de çok ilgi görüyor. Yıl boyunca süren özel sergiler, belirli markaları ve temaları içeriyor. Ayrıca müzede düzenlenen klasik otomobil gösterileri de tüm Avrupa’dan otomobil meraklılarını bir araya getiriyor. Müze, hem otomobillere ilgi duyanlar hem de tasarım meraklıları için ilham verici bir yer. 

Konum Linki

Giriş ücreti

  • Yetişkin: 16 euro

  • 65 yaş üstü: 14 euro

  • 6-12 yaş: 12 euro

  • 0-5 yaş: Ücretsiz

Açık olduğu saatler

  • Her gün: 10.00-18.00 (Son giriş 17.30) 

  • 24 Aralık: 10.00-15.00.

74. Anvers Merkez Tren İstasyonu

Anvers şehrinin mutlaka görülmesi gereken yerlerinden biri de etkileyici mimarisiyle ikonik bir yapı olan Anvers Merkez Tren İstasyonu. 1905 yılında tamamlanan ünlü istasyon, Neobarok mimari  tarzıyla inşa edilmiş ve hem iç hem de dış tasarımıyla adeta bir sanat eserini andırıyor. Mimar Louis Delacenserie tarafından tasarlanan bina, büyük kubbesi ve zarif süslemelerle hemen dikkat çekiyor. İstasyonun ana salonu da devasa boyutları ve detaylı süslemeleriyle görülmeye değer. Burada büyüleyici atmosferin tadını çıkarırken, aynı zamanda tarihi bir deneyim de yaşayabilirsin.

Anvers Merkez Tren İstasyonu, sadece mimari güzelliğiyle değil, aynı zamanda ulaşım ağıyla da öne çıkıyor. Avrupa’nın en işlek tren istasyonu, Belçika’nın farklı şehirlerine ve uluslararası destinasyonlara hızlı ve kolay erişim sağlıyor. Üç katlı platform sistemi, yolcuların rahat ve hızlı bir şekilde trenler arası geçiş yapmasına imkan tanıyor. Ayrıca istasyonda hizmet veren çeşitli mağazalar, geniş bekleme alanları da yolculara konforlu bir seyahat seçeneği sunuyor. Anvers Merkez Tren İstasyonu, hem halk hem de turistler için vazgeçilmez bir ulaşım ve kültür noktası.

Konum Linki

75. Plopsaland – De Panne

De Panne kasabasında bulunan Plopsaland, her yaştan insan ve özellikle çocuklar için adeta cenneti andıran ünlü bir tema parkı. 2000 yılında kapılarını açan park, popüler çocuk programlarından esinlenerek tasarlanmış. Parkta, çocukların en sevdiği karakterlerden Kabouter Plop, Samson & Gert, ve Arı Maya gibi figürlerle dolu çeşitli tematik alanlar var. Plopsaland De Panne, 30’dan fazla eğlence aracı ve eğlence bölümüyle muhteşem bir deneyim yaşatıyor. Özellikle Anubis The Ride gibi heyecan verici hız trenleri ve çocuklara yönelik güvenli oyun alanları, parkın en ilgi gören yerleri arasında.

Parkın içindeki restoranlar, Belçika’nın ünlü lezzetlerini sunarken, mağazalarında ise birbirinden güzel hatıra eşyalar alabilirsin. Ayrıca parkın dört mevsim boyunca açık olması, her mevsimde farklı etkinlikler ve festivallere katılma fırsatını turistlere veriyor. 

Konum Linki

Giriş ücreti

  • Genel Giriş: 18 euro 

  • 65 Yaş Üstü: Ücretsiz 

  • 18 Yaş Altı: Ücretsiz 

  • Geçici Sergi: 15 euro 

  • Pazar günleri 18.30-20.00 saatleri arasında ücretsiz

Açık olduğu saatler

  • 1 Nisan-31 Ekim: Her gün 10.00-18.00 (Son giriş 17.00) 

  • Kasım-Mart: Cuma, Cumartesi ve Pazar günleri 10.00-17.00 (Son giriş 16.00) 

  • Noel Tatili 26 Aralık-8 Ocak: Her gün 10.00-18.00 (Son giriş 17.00).

76. Orta Afrika Kraliyet Müzesi – Tervuren

Belçika’nın en ilginç müzelerinden biri de Tervuren’de yer alan ve zengin Afrika kültürel mirasını sergileyen Orta Afrika Kraliyet Müzesi. 1898 yılında Kral II. Leopold tarafından kurulan müze, başlangıçta Kongo Serbest Devleti’ni tanıtmak amacıyla açıldı. Müze, Neoklasik mimarili etkileyici binası ve geniş koleksiyonlarıyla çok ilgi görüyor. Koleksiyonlarda etnografik eserler, sanat objeleri, doğal tarih örnekleri ve tarihi belgeleri inceleyebilirsin. Müze, Afrika’nın zengin kültürel ve biyolojik çeşitliliğini gözler önüne sererken, aynı zamanda Belçika’nın koloniyal geçmişine de ışık tutuyor.

Müzenin toplu koleksiyonları ve modern sergi alanları, eğlenceli bir deneyim sunmayı da amaçlıyor. 2013-2018 yılları arasında büyük bir yenileme projesi geçiren müze, daha çağdaş ve interaktif bir hale getirildi. Yenilenen sergi salonları, multimedya sunumları ve etkileşimli yayınlar, her yaştan insanın ilgisini çekiyor. Orta Afrika Kraliyet Müzesi; eğitim programları, atölye çalışmaları ve konferanslarıyla da uluslararası öneme sahip bir kültürel merkez. 

Konum Linki

Giriş ücreti

  • Yetişkin: 10 euro 

  • 65 yaş üstü: 8 euro 

  • 18 yaş altı: Ücretsiz Avrupa Birliği Vatandaşları (65 yaş üstü): Ücretsiz 

  • Her ayın ilk Pazar günü: Ücretsiz

Açık olduğu saatler

  • Pazartesi hariç haftanın her günü 10.00-17.00 (Son giriş 16.30).

77. Bastogne

Belçika’da tarih meraklıları için önemli bir gezi alanı da Bastogne kasabası. Bu kasaba, özellikle II. Dünya Savaşı sırasında gerçekleşen Bastogne Kuşatması ve Bulge Muharebesi ile tanınıyor. 1944 yılı kışında, Alman kuvvetleri tarafından kuşatılan Bastogne, Müttefik güçlerin direnişi sayesinde önemli savaş noktalarından biri haline geldi. Kasabada bu olayların anısını yaşaran birçok önemli yer var. Turistlerin en çok ziyaret ettiği yer ise Bastogne Savaş Müzesi. Müze, savaş salgını ve kahramanlık hikayelerini sergileyen geniş bir koleksiyona sahip. Ayrıca etkileyici Mardasson Anıtı, hayatları kaybedilen Amerikan askerlerinin onuruna inşa edilmiş etkileyici bir eser.

Bastogne, aynı zamanda doğal güzellikleri ve sakin atmosferiyle de turistleri kendine çekiyor. Ardennes Ormanları ile doğa tutkunlarının ilgisini çeken kasaba; yürüyüş, bisiklet turları ve açık hava etkinlikleri için mükemmel bir ortama sahip. Bastogne’nin merkezinde sıralanan şirin kafeler, butik mağazalar ve restoranlar da hem yerel kültürü deneyimleme hem de yöresel yemekler tatma şansı veriyor. 

Konum Linki

Yazar Notu: Her yıl aralık ayında düzenlenen Bastogne tarihsel yürüyüşü, kasabanın savaş tarihini anlamak ve doğal güzelliklerini görmek için ideal bir etkinlik.

78. Blankenberge Plajı

Belçika’nın Kuzey Denizi kıyısında yer alan Blankenberge Plajı, ülkenin en popüler sahil destinasyonlarından biri olan Blankenberge kasabasında bulunuyor. Geniş kumsalı ve temiz sularıyla ünlü olan plaj, hem halk hem de turistler arasında çok popüler. Özellikle yaz aylarında güneşlenmek, doyasıya yüzmek ve çeşitli su sporları yapmak isteyen tatilcilerle dolan plaj, gelişmiş turizm olanaklarına sahip. 

Plaj boyunca uzanan ahşap iskeleler ve yürüyüş yolları, deniz manzaraları eşliğinde keyifli yürüyüşler yapma fırsatı veriyor. Ayrıca plajın yakınında bulunan Sea Life Blankenberge, eğlence havuzlarının tadını çıkarmak isteyen çocuklu aileler için ideal bir adres.

Blankenberge Plajı, sadece doğa güzellikleriyle değil, aynı zamanda canlı ve keyifli atmosferiyle de dikkat çekiyor. Hemen arkasında yer alan Blankenberge Promenadı; restoranlar, kafeler, barlar ve mağazalarla dolu. Bu mekanlarda ülkenin mutfağının tadını çıkarabilir ve tatil alışverişi yapabilirsin. Yaz aylarında, plajda düzenlenen festivaller, konserler ve çeşitli etkinlikler de gençleri Blankenberge Plajı’na çekiyor.

Konum Linki

79. Mariakerke Plajı – Ostend

Belçika’nın popüler sahil şehri Ostend’e oldukça yakın bir konumda uzanan Mariakerke Plajı, sakin ve huzurlu atmosferiyle dikkat çekiyor. Ünlü plaj, geniş kumsalı ve tertemiz sularıyla biliniyor. Kalabalıklardan uzakta denizin tadını çıkarmak için ideal bir adres olan Mariakerke Plajı, Ostend’in daha kalabalık ve turistik plajları yerine tercih edilebilir. Şnorkelli dalışlar, kumdan kaleler yapmak ve akşam yürüyüşlerine çıkmak için harika olan plajdaki uzun yürüyüş parkurları ve bisiklet yolları da çok ilgi görüyor.

Plajın çevresinde hizmet veren restoranlar ve kafelerde yerel lezzetler tadarak güzel zaman geçirebilirsin. Özellikle taze deniz ürünlerini Mariakerke Plajı mekanlarında mutlaka denemeni öneririm. Mariakerke Plajı’nın tadını çıkardıktan sonra Ostend’e uğrayarak butik mağazalarda alışveriş yapabilir ve seyir alanlarından büyüleyici deniz manzaraları izleyebilirsin.

Konum Linki

Yazar Notu: Mariakerke Plajı’nın çevresinde her bütçeye uygun apartlar, daireler ve oteller bulunduğu için bölgeyi yaz tatilleri için de ziyaret edebilirsin.

80. Bredene Plajı – Oostende

Brugge ile Oostende şehirleri arasında uzanan Bredene Plajı, doğal güzellikleriyle ünlü sevilen Belçika plajlardan biri. Plaj, özellikle doğallığını koruyan kumulları ve geniş kumsalıyla dikkat çekiyor. Bredene Plajı’nın el değmemiş doğal güzelliği, huzurlu ve sakin bir atmosfer sağlarken, aynı zamanda plajda düzenlenen çeşitli açık hava etkinlikleri de çok ilgi görüyor. Rüzgar sörfü, uçurtma sörfü ve plaj voleybolu gibi etkinliklerle güzel zaman geçirebilirsin. Ayrıca kumullar arasında yürüyüş yaparak veya bisiklet yollarında pedal çevirerek de bölgenin doğal güzelliklerini keşfe çıkabilirsin.

Bredene Plajı’nın çevresinde keyifli bir tatil yapmak için her türlü olanak bulunuyor. Sahil boyunca uzanan restoranlar ve kafeler, Belçika’nın ünlü deniz ürünlerini ve yerel lezzetlerini tatma fırsatı sunuyor. Plaj çevresindeki kamp alanları ve tatil köyleri de özellikle doğayla iç içe bir tatil arayanlar için ideal konaklama seçenekleri. Bredene’nin merkezindeki sevimli dükkanlar, marketler ve butiklerde her türlü ihtiyacını alabilirsin. Bredene Plajı; doğal güzellikleri, zengin olanakları ve huzurlu atmosferi ile Belçika’nın sahil şeridinde keşfedilmeye değer yerler arasında.

Konum Linki

81. Brüksel Vintage Pazarı 

Brüksel’de her ayın ilk pazar günü kurulan ünlü Vintage Pazarı, antika ve nostalji tutkunlarının ilk uğraması gereken yerlerden. Pazar, şehrin merkezindeki Halles Saint-Gery’de kuruluyor ve benzersiz bir alışveriş deneyimi yaşatıyor. Brüksel Vintage Pazarı; eski moda kıyafetlerden antika eşyalara, retro mobilyalardan plaklara kadar geniş bir ürün yelpazesine sahip. Her yaştan ve zevkten insanın ilgi gösterdiği Vintage Pazarı, özellikle ikinci el ve antika ürünler almak için de ülkede gidilebilecek en iyi yer. 

Pazarda satılan vintage kıyafet ve aksesuarlar, moda tutkunları için adeta bir hazine niteliğinde. Aynı zamanda antika mobilya ve dekoratif ürünler, evlerini nostaljik bir döşeme döşemek isteyenler için birçok seçenek sunuyor. Brüksel Vintage Pazarı, sadece alışveriş yapmak isteyenler için değil, aynı zamanda Belçika kültürünü anlamak isteyenler için de ideal bir yer. 

Konum Linki

82. Coudenberg Sarayı – Brüksel 

Belçika’nın başkenti Brüksel’in en çok ziyaret edilen yerlerinden biri de büyüleyici bir kompleks olan Coudenberg Sarayı. 12. yüzyılda inşa edilen saray, Orta Çağ ve Rönesans döneminde Burgonya Dükleri ve Habsburg İmparatorları gibi Avrupa’nın önde gelen hükümdarlarına ev sahipliği yapmış. Coudenberg Sarayı, Brüksel’in tarihi dokusunun önemli bir parçası ve mimari açıdan çok zengin. 1731’de ortaya çıkan büyük bir yangın sonucu büyük bir kısmı yıkılan sarayın kalan kalıntıları, hala tarihte keyifli bir yolculuk sunuyor.

Coudenberg Sarayı’nın kalıntıları, modern Brüksel’in altında arkeolojik alan olarak korunmuş ve halka açılmış. Yerin altında bu büyüleyici alanda eski sarayın mahzenlerini, şapellerini ve saray detaylarını keşfedebilirsin. Sarayın geniş yer altı tünelleri ve odaları, tarihin derinliklerine inen unutulmaz bir yolculuk yaşatıyor. Etkileşimli sergiler ve bilgilendirici panolar sayesinde Coudenberg Sarayı’nın geçmişi hakkında ayrıntılı bilgiler de edinebilirsin. Ayrıca sarayın kalıntılarında düzenlenen özel etkinlikler ve turlar, Brüksel’in tarihi hakkında ilginç bilgiler veriyor.

Konum Linki

Yazar Notu: Coudenberg Sarayı, 2020 yılında beri geniş bir restorasyon altında ve 2025 yılında yeniden açılacak.

83. Aziz Boniface Kilisesi – Brüksel

Brüksel’in Neogotik mimari tarzıyla hemen dikkat çeken tarihi bir yapısı olan Aziz Boniface Kilisesi  1846 yılında inşa edilmiş. 19. yüzyılda  Almanya’daki Köln katedrallerinden ilham alınarak geliştirilen Aziz Boniface Kilisesi; yüksek kuleleri, zarif vitray pencereleri ve ayrıntılı taş işçiliği ile görenleri büyülüyor. Kilisenin dış cephesindeki heykeller ve süslemeler, dönemin sanatsal zenginliğini yansıtarak mimari bir şölen sunuyor.

Aziz Boniface Kilisesi, sadece mimari güzelliğiyle değil, aynı zamanda iç mekanındaki ayrıntılarla da dikkat çekiyor. Kilisenin içindeki renkli vitray düzenlemeleri, İncil’den sahneleri ve azizlerin yaşamlarını tasvir ediyor. Ayrıca iç mekanın huzur veren atmosferi, Hristiyanlar için derin bir manevi deneyim sağlıyor. Aziz Boniface Kilisesi, dini törenlerin yanı sıra çeşitli kültürel etkinlikler ve konserlere ev sahipliği yaparak, Brüksel’in zengin kültürel hayatına katkıda bulunuyor. 

Konum Linki

84. Aziz Gummarus Kilisesi – Lier   

Lier şehrinin en bilinen simgelerinden biri Gotik mimarisinin zarif bir örneği olan Aziz Gummarus Kilisesi. 14. yüzyılda inşa edilmeye başlanan kilise, Lier’in koruyucusu azizi olan Aziz Gummarus’tan adını alıyor. İnşası yaklaşık 200 yıl süren kilise, mimari detaylar ve zengin iç mekanlarıyla dikkat çekiyor. Gotik mimari tarzının en güzel örneklerinden biri olan Aziz Gummarus Kilisesi; yüksek tavanları, zarif vitray pencereleri ve muhteşem taş işçiliğiyle ziyaretçilerini büyülüyor. Kilisenin iç mekanında ise özellikle ahşap oyma işçiliğiyle yapılmış olan ve 16. yüzyıldan kalan olağanüstü koro bölümü dikkat çekiyor. Bu koro, Avrupa’nın en önemli Gotik koro periyodundan biri olarak kabul ediliyor.

Aziz Gummarus Kilisesi, sadece mimarisiyle değil, aynı zamanda barındırdığı dini eserler ve tarihi objelerle de büyük öneme sahip. Kilisenin hazinesinde Aziz Gummarus’a ait olduğu düşünülen eşyaların yanı sıra çeşitli dini objeler ve sanat eserleri de sergileniyor. Özellikle 14. yüzyılda yapılan ve Aziz Gummarus’un tasvirini sunan vitray, kiliseye ayrı bir tarihi ve sanatsal değer katıyor. Ekim ayında düzenlenen Aziz Gummarus Festivali sırasında dini objeler büyük bir törenle taşınarak ziyarete açılıyor. Aziz Gummarus Kilisesi, Lier’in kültürel ve tarihi yapısının önemli bir parçası, ayrıca Gotik mimarisinin ve dininin sanatı en güzel örneklerinden biri olarak görülmeye değer.

Konum Linki

85. Aziz Paul Katedrali – Liege 

Liege şehrinin en önemli dini yapılarından biri olan Aziz Paul Katedrali, Gotik mimari tarzında inşa edilmiş bir şaheser. İnşasına 10. yüzyılda başlanan ve yüzyıllar sonra tamamlanan katedralin dış cephesi; zarif Gotik kemerler, uçan payandalar ve etkileyici bir çan kulesiyle süslenmiş. İç mekanda ise yüksek tavanlar, detaylı vitray pencereler ve etkileyici mimari detaylar dikkat çekiyor. Özellikle katedralin ana nef ve korosu, Gotik mimarinin zarafetini güzel bir şekilde yansıtıyor.

Aziz Paul Katedrali, aynı zamanda içindeki sanat eserleri ve tarihi objelerle de büyük bir öneme sahip. Katedralin içinde yer alan zengin koleksiyon; dini resimler, heykeller ve diğer sanat eserlerinden oluşuyor. Özellikle 16. yüzyılda Lambert Lombard tarafından yapılan ve katedralin başyapıtlarından biri olarak kabul edilen “Calvary” adlı tabloyu mutlaka incelemeni öneririm. Ayrıca katedralin hazine odasında da değerli litürjik objeler, dini kıyafetler ve diğer kutsal eşyalar sergileniyor. Aziz Paul Katedrali, Liege’nin kültürel ve dini yaşamının merkezi olarak hizmet vermeye devam ediyor ve hem halk hem de turistler tarafından çok ziyaret ediliyor. 

Konum Linki

Giriş ücreti

  • Yetişkin: 4 euro

  • 65 yaş üstü: 3 euro

  • 12-18 yaş: 2 euro

  • 6 yaş altı: Ücretsiz

Açık olduğu saatler

  • Pazartesi-Cumartesi: 10.00-18.00 

  • Pazar: 12.00-18.00.

86. Rochefort Manastırı – Namur

Namur şehrinin simgelerinden biri olan Rochefort Manastırı, 13. yüzyılda kurulmuş bir Trappist mabedi. Manastır, Sistersiyen Tarikatı’nın bir parçası olarak, ruhani yaşamı ve kendine yeten bir ekonomi modeli benimsemiş. Rochefort Manastırı, Belçika’nın en ünlü Trappist manastırlarından biri olarak hem tarihi hem de kültürel önemiyle dikkat çekiyor. Manastır, aynı zamanda ilginç mimarisiyle Trappist geleneğinin en güzel örneklerinden biri.

Rochefort Manastırı’nın dünya çapındaki özelliği ise burada üretilen Trappist biraları. Rochefort biraları, yüksek kalite standartları ve karakteristik lezzetleriyle ünlü. Biralar, manastırda yaşayan keşişler tarafından geleneksel olarak üretiliyor ve yalnızca sınırlı olarak piyasaya sürülüyor. Dünyanın dört bir yanındaki bira sevenler tarafından büyük ilgi gören Rochefort biraları, manastırın ekonomik sürdürülebilirliğine de önemli bir katkı sağlıyor.

Konum Linki

Giriş ücreti

  • Müze: Yetişkin: 8 euro, 65 yaş üstü: 6 euro, 6-12 yaş: 4 euro, 0-5 yaş: Ücretsiz 

  • Kombine Bilet (Müze ve Manastır Bahçeleri): Yetişkin: 12 euro, 65 yaş üstü: 10 euro, 6-12 yaş: 8 euro, 0-5 yaş: Ücretsiz

Açık olduğu saatler

  • Manastır Kilisesi: Pazartesi-Cumartesi: 09.00-18.00, Pazar: 12.00-18.00 

  • Müze: Pazartesi-Pazar: 10.00-18:00 (Son giriş 17.30).

87. Anvers İllüzyon Müzesi – Anvers 

Anvers’in en çok ziyaret edilen müzelerinden olan İllüzyon Müzesi, optik illüzyonlar ve görsel hilelerle dolu büyüleyici bir dünya sunuyor. Müze, hem eğlenceli hem de eğitici bir deneyim yaşatarak her yaştan ziyaretçiye hitap ediyor. Müzenin içindeki sergiler, algı ve gerçeklik arasındaki sınırları zorlayarak ziyaretçilerin gözlerini ve zihinlerini şaşırtıyor. Perspektif oyunları, ayna labirentleri, hologramlar ve anamorfik sanat eserler gibi çeşitli illüzyon teknikleriyle dolu olan müze, geleneksel müze deneyimlerinden farklı olarak interaktif bir macera yaşatıyor.

Anvers İllüzyon Müzesi’nde sadece sergileri gezmekle kalmaz, aynı zamanda onlarla etkileşimde bulunarak kendi algılarını da test edebilirsin. Müze, aynı zamanda bilimsel açıklamalar ve bilgilendirme panolarıyla her bir illüzyonun ardındaki gerçeği de açıklıyor. İllüzyon Müzesi, sadece eğlenceli değil, aynı zamanda öğretici bir deneyim sunduğu için çocuklu aileler için de ideal.

Konum Linki

Giriş ücreti

  • Yetişkin: 12,50 euro

  • 65 yaş üstü: 10 euro 

  • 6-12 yaş: 8 euro

  • 0-5 yaş: Ücretsiz

Açık olduğu saatler

  • Her gün: 10.00-18.00 (Son giriş 17.30).

Yazar Notu: Müzenin sergi alanlarında, fotoğraf çekmek serbest ve sosyal medyada paylaşabilecekleri benzersiz ve eğlenceli fotoğrafları müzede çekebilirsin.

88. Brüksel

Avrupa’nın kalbi sayılan başkent Brüksel, Avrupa’nın siyasi merkezi ve Avrupa Birliği merkezlerine ev sahipliği yapıyor. Avrupa Komisyonu, Avrupa Konseyi ve Avrupa Parlamentosu’nun önemli bölümleri bu şehirde bulunuyor. Brüksel, aynı zamanda tarihi ve kültürel zenginliğiyle dikkat çekiyor. Orta Çağ’dan kalma binaları ve modern mimariyle ünlü Brüksel, her köşesinde görsel bir şölen sunuyor. Grand Place, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alıyor ve Brüksel’in en ünlü meydanı. Bu geniş meydan, Gotik ve Barok tarzı binalarıyla büyüleyici bir atmosfere sahip. Ayrıca Atomium gibi şehrin en turistik yerleri de Grand Place üzerinde yer alıyor.

Gastronomi açısından da Brüksel, oldukça zengin bir şehir. Ünlü Belçika çikolatası ve waffleları dünya çapında ün kazanmış durumda. Şehirde birçok restoran ve kafede yerel lezzetler turistlere sunuluyor. Özellikle Belçika mutfağının önemli bir parçası olan midye ve patates kızartması (moules-frites) mutlaka denenmesi gereken tatlar arasında. Brüksel, yıl boyunca düzenlenen kültürel ve sanatsal etkinlikleriyle de her yıl milyonlarca turistik kendine çeken keşfedilmeye değer bir şehir. 

Konum Linki

89. Brugge

Orta Çağ’ın en büyüleyici şehirlerinden biri olan Brugge, Orta Çağdan kalma mimarisi ve romantik atmosferiyle ünlü. Brugge tarihi merkezi, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan taş döşeli sokakları ve yüzlerce yıllık binalarıyla adeta bir zaman yolculuğu yaşatıyor. Brugge, 12. ile 15. yüzyıllar arasında Avrupa’nın en önemli ticaret merkezlerinden biriydi ve günümüzde bu tarihi miraslar, yapılar ve müzelerde canlı bir şekilde yaşatılıyor.

Brugge’nin en bilinen simgelerinden biri, 83 metre büyüklüğündeki ünlü Belfry Kulesi. Bu ünlü kule, şehrin en güzel manzaralarını sunan bir gözlem noktası ve zirveye çıkan 366 basamağıyla biliniyor. Orta Çağ’dan kalma Pazar Meydanı ise şehrin kalbi ve burada bulunan renkli yapılar, Brugge’nin zengin geçmişini gözlerinin önüne seriyor. Ayrıca şehrin dört bir yanına yayılan kanallar, Brugge şehrinin Kuzeyin Venedik’i olarak anılmasını sağlıyor. Bu kanallarda yapılan tekne turları, şehre farklı açılardan keşfetme imkanı sağlıyor.

Brugge, aynı zamanda Belçika mutfağının da merkezi konumunda. Ünlü Belçika çikolataları, şehirdeki birçok butik çikolatacıda el yapımı olarak üretiliyor ve şehir, çikolata sevenler için adeta bir cennet. Brugge mutfağı ise deniz ürünleri ve özellikle midye yemekleriyle öne çıkıyor. Şehirdeki kaliteli restoranlar hem geleneksel Belçika lezzetlerini hem de modern mutfakların yaratıcı örneklerini tadabilirsin.

Konum Linki

90. Anvers

Belçika’nın en büyük 2. şehri olan Anvers, hem tarihi zenginlikleri hem de modern yapısıyla dikkat çekiyor. Şehir, Scheldt Nehri kenarında yer alıyor ve Avrupa’nın en büyük limanlarından birine ev sahipliği yapıyor. Güzel konumu sayesinde Anvers, tarih boyunca önemli bir ticaret merkezi olmuş. Günümüzde ise şehir, dünya elmas ticaretinin merkezi ve dünya elmas ticaretinin %80’inin Anvers’te olduğu biliniyor. Elmas almak isteyenler için şehirde birçok mağaza ve elmas işleme atölyesi hizmet veriyor. 

Anvers, tarih ve sanat tutkunları için de bir cennet. Şehir, ünlü Flaman ressam Peter Paul Rubens’in evi ve atölyesi olan Rubenshuis’e ev sahipliği yapıyor. Ayrıca Anvers’in en ikonik yapılarından biri olan Anvers Katedrali, Gotik mimarisi ve Rubens’in ünlü yapıtlarını sergilemesiyle büyük ilgi görüyor. Orta Çağ’dan kalma sokakları, tarihi binaları ve büyüleyici meydanlarıyla da ilgi gören Anvers, adeta bir açık hava müzesini andırıyor. Grote Markt, şehrin kalbi konumunda ve burada bulunan Brabo Çeşmesi, Anvers’in mitolojik tarihini yansıtıyor.

Anvers, aynı zamanda canlı bir moda sahnesine sahip ve şehirdeki alışveriş caddeleri, hem lüks markaların hem de yerel tasarımcıların mağazalarıyla dolu. Gastronomi açısından da çok zengin olan Anvers; Belçika’nın ünlü çikolataları, biraları ve mutfak lezzetleriyle gastronomi meraklılarına muhteşem bir deneyim yaşatıyor.

Konum Linki

91. Gent

Belçika’nın Flandre bölgesinde Gent şehri, tarihi zenginlikleriyle dikkat çekiyor. Orta Çağ’da Avrupa’nın en büyük ve en zengin bölgelerinden biri olan Gent, bugün de bu tarihi mirasını koruyarak büyüleyici bir atmosfer sunuyor. Şehrin simgesi olan Gravensteen Kalesi, 12. yüzyıldan kalma bir yapı ve Gent’in Orta Çağ’daki zenginliklerini gözler önüne seriyor. Ayrıca şehrin simgelerinden biri olan Sint-Baafs Katedrali, içindeki Jan van Eyck’in ünlü eseri “Mystic Lamb” (Mistik Kuzu) adlı başyapıtlarla çok ilgi görüyor.

Gent, aynı zamanda hareketli öğrenci yaşamı ve dinamik kültürel yaşamla da biliniyor. Şehirdeki Gent Üniversitesi, Belçika’nın önde gelen eğitim kurumlarından biri olarak şehre genç ve enerjik bir hava katıyor. Gent’in kıyı şeridinde yapılan tekne turları, şehrin güzelliklerini keşfetmenin en güzel yolu. Ayrıca şehrin eski ama canlı liman bölgesi olan Graslei ile Korenlei; tarihi binaları, şirin kafe ve restoranlarıyla turistler arasında çok popüler. 

Konum Linki

Yazar Notu: Yıl boyunca düzenlenen Gent festivallerine katılarak yerel lezzetler tadabilir ve Belçika kültürünü daha yakından tanıyabilirsin.

92. Liege

Wallonia bölgesindeki Liege şehri, tarihi ve kültürel zenginliklerle dolu. Meuse Nehri kıyısında güzel bir konumda bulunan Liege, bölgenin sanayi ve ticaret açısından en gelişmiş şehri. Özellikle 19. yüzyılda sanayi devrimi sırasında büyük bir gelişme gösteren Liege, demir-çelik endüstrisi ile ünlü. Tarihi boyunca birçok kültürel ve siyasi olayın merkezi olan Liege, bugün de zenginliğini yansıtan birçok yapıya sahip. Bunlar arasında en dikkat çekici olanlardan biri ise 10. yüzyılda kalma Saint-Lambert Meydanı’nda yer alan Liege Katedrali. Görkemli katedral, Gotik mimari ve muhteşem vitraylarıyla turistleri büyülüyor. 

Liege, aynı zamanda canlı bir kültürel yaşama sahip. Şehirdeki birçok müze, galeri ve tiyatro, geniş bir yelpazede kültürel deneyimler yaşatıyor. La Boverie Müzesi, hem klasik hem de modern sanat koleksiyonlarıyla sanat tutkunlarının ilgisini çekiyor. Ayrıca Liege’nin hareketli gece hayatı ve çeşitli festivalleri de şehre dinamik bir atmosfer kazandırıyor. En ünlü etkinliklerden biri olan Liege Fuarı, her yıl binlerce ziyaretçiyi kendine çekiyor. Gastronomi meraklıları için ise Liege, Belçika’nın ünlü wafflelarının özgün çeşitlerinden biri olan Liege waffle ile ünlü. Liege; tarihi zenginlikleri, kültürel çeşitliliği ve enerji dolu yaşamıyla Belçika’nın keşfedilmeye değer şehirlerinden biri.

Konum Linki

93. Mechelen

Belçika’nın Flandre bölgesindeki yer alan Mechelen, zengin tarihiyle öne çıkan turistik bir şehir. Brüksel ve Anvers arasında kalan şehir, tarih boyunca önemli bir ticaret ve merkezi oldu. Mechelen’in simgesi olan görkemli St. Rumbold Katedrali, Gotik mimarisinin muhteşem bir örneği ve 97 metrelik kulesiyle şehrin en güzel panoramik manzarasını sunuyor. Katedralin içeriğindeki detaylı vitraylar ve sanat eserleri de binlerce insanı katedrale çekiyor. Ayrıca Mechelen’in tarihi merkezinde yer alan Begijnhof, etkileyici dar sokaklarıyla benzersiz bir Orta Çağ atmosferi yaşatıyor. 

Mechelen, aynı zamanda kültürel zenginlikleriyle de ilgi görüyor. Mechelen Oyuncak Müzesi, her yaştan ziyaretçiye hitap eden geniş oyuncak koleksiyonuyla dikkat çekiyor. Ayrıca UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Carillon Okulu, dünyanın en prestijli kampanoloji (çan bilimi) okullarından biri ve şehre uluslararası bir önem kazandırıyor. Mechelen’in hareketli pazar yerleri de yerel lezzetler ve el yapımı ürünlerle dolu.

Konum Linki

94. Leuven

Belçika’nın Flandre bölgesinde yer alan Leuven, zengin tarihi ve dinamik öğrenci nüfusuyla keşfedilmeye değer bir şehir. Orta Çağdan kalma mimarisi ve üniversite kenti kimliğiyle tanınan Leuven, aynı zamanda Belçika’nın en prestijli üniversitelerinden biri olan Katolik Leuven Üniversitesi’ne ev sahipliği yapıyor. 1425 yılında kurulan üniversite, Avrupa’nın en eski Katolik üniversitesi olarak şehre entelektüel bir hava kazandırıyor. Şehrin kalbi olan Oude Markt, dünyanın en uzun meydanı olmasıyla ünlü. Bu meydanda çok sayıda bar, kafe ve restoran hizmet veriyor.

Leuven’in kültürel zenginliği, şehirdeki çeşitli yapılar ve müzelerde kendini gösteriyor. Gotik mimarinin şaheserlerinden biri olan Leuven Belediye Binası, detaylı taş işçiliği ve heykelleriyle görenleri hayran bırakıyor. Aziz Peter Kilisesi de içindeki ünlü Son Akşam Yemeği gibi önemli sanat eserleriyle dikkat çeker. M-Museum Leuven ise hem klasik hem de çağdaş sanat koleksiyonlarıyla sanat tutkunlarının mutlaka uğraması gereken yerlerden. Leuven; tarihi zenginlikleri, akademik atmosferi ve canlı kültürel yaşamla Belçika’nın en ilgi çekici yerleri arasında.

Konum Linki

95. Oostende

Kuzey Denizi kıyısında yer alan Oostende, ülkenin en popüler sahilleri ve plajlarına ev sahipliği yapıyor. Deniz’in Kraliçesi olarak bilinen Oostende; uzun kumsalları, geniş sahil şeritleri ve hareketli limanıyla hem halk hem de turistlerin çok ilgisini çekiyor. Şehir, 19. yüzyılda Belçikalı kraliyet ailesinin yaz tatillerini burada geçirmesiyle ün kazandı ve bu dönemde şehre birçok lüks otel ve villa inşa edildi. Oostende’nin en ikonik yapılarından biri olan Kursaal Oostende, tarihi mimarisi ve çeşitli etkinlikleriyle popüler bir kültürel merkez.

Oostende sadece plajlarıyla değil, aynı zamanda zengin kültürel oluşumları ve tarihi yapılarıyla da dikkat çekiyor. Mercator Müzesi, ünlü Belçikalı araştırma gemisi Mercator’un sergilediği bir denizcilik müzesi ve tüm dünyadan deniz tutkunlarını kendine çekiyor. Atlantik Duvarı Açık Hava Müzesi ise 2. Dünya Savaşı’ndan kalma savunma yapılarıyla tarih meraklılarına eşsiz bir deneyim sunuyor. Oostende’nin sanat sahnesi de oldukça hareketli. James Ensor ve Leon Spilliaert gibi ünlü sanatçıların eserlerinin sergilendiği Oostende Modern Sanat Müzesi, modern ve çağdaş sanatın en güzel örneklerine sergiliyor.

Konum Linki

Yazar Notu: Şehrin liman bölgesi, taze deniz ürünleri sunan restoranları ve hareketli yerel pazarlarıyla gastronomi meraklılarının ilk uğraması gereken yer.

96. Ypres

Flandre bölgesinde yer alan Ypres, tarihi önemi ve hazineleriyle binlerce insanı kendine çekiyor. Orta Çağ’da tekstil ticaretiyle zenginleşen Ypres, 20. yüzyılda ise I. Dünya Savaşı sırasında yaşanan trajik olaylarla ünlü oldu. Savaş sırasında şehir büyük ölçüde yıkıldı, ancak savaş sonrasında yeniden inşa edildi. Şehrin tarihi merkezinde bulunan Lakenhalle (Cloth Hall), Gotik mimari şaheseri olarak dikkat çekiyor ve UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alıyor. Bu yapı, savaşın yıkıcı etkilerinden sonra aslına sadık kalarak yeniden inşa edildi ve bugün In Flanders Fields Müzesi’ne ev sahipliği yapıyor. Müze, savaşın gidişatını ve gelişimini görmek isteyenler için önemli bir yer.

Ypres, I. Dünya Savaşı’nın hatıralarını canlı tutan birçok anıt ve mezarlıkla çevrili. Bunlar arasında en bilineni ise Menin Kapısı Anıtı. Her akşam saat 20:00’de burada düzenlenen Son Mesaj Töreni, savaşta ölenleri anmak amacıyla yapılıyor. Tyne Cot Mezarlığı ise İngiliz Milletler Topluluğu’na ait en büyük savaş mezarlığı ve burada 11.000’den fazla asker yatıyor. Ypres, ayrıca yıl boyunca barış ve uzlaşma etkinliklerine ev sahipliği yaparak geçmişin acılarını unutmamayı ve barış mesajı yaymayı da amaçlıyor. Ypres, savaş anıları ve etkileyici anıtlarıyla her tarih meraklısının keşfetmesi gereken yerler arasında.

Konum Linki

97. Charleroi

Belçika’nın Valonya bölgesinde yer alan Charleroi, hem tarihi hazineleri hem de sanayi geçmişiyle biliniyor. 19. ve 20. yüzyıllarda kömür madenciliği ve çelik üretimiyle büyük bir sanayi merkezi haline gelen Charleroi’nin endüstriyel yapıları, şehir manzarasının önemli bir parçasını oluşturuyor. Şehirdeki BPS22 Çağdaş Sanat Müzesi ve Fotoğraf Müzesi gibi kültürel kurumlar da Charleroi’nin sanayi dönemdeki kültürel miraslarını sergiliyor.

Charleroi, aynı zamanda zengin tarihi ve kültürel dokusuyla da dikkat çekiyor. Şehrin tarihi merkezi, Art Nouveau ve Art Deco mimari tarzında birçok binaya ev sahipliği yapıyor. II Charles Sarayı ve çevresindeki yeşil alanlar ise şehrin en önemli gezi alanları. Charleroi simgelerinden biri olan Saint-Christophe Kilisesi, Barok dış mimarisinin yanında iç mekanındaki altın kaplama mozaikler ve fresklerle göz kamaştırıyor. Şehirde ayrıca sokak sanatı ve grafiti de oldukça yaygın. Charleroi, yerel mutfak lezzetleri ve hareketli pazar yerleriyle de özgün bir Belçika deneyimi yaşatıyor.

Konum Linki

98. Ardennes

Belçika’nın Ardennes bölgesi, ülkenin güneydoğusunda uzanıyor ve doğal güzellikleriyle ünlü. Ardennes; yoğun ormanları, tablo güzelliğinde köyleri ve tarihi kaleleriyle biliniyor. Ardennes, doğa tutkunları için bir cennet ve yürüyüş, bisiklet, kamp gibi açık hava etkinlikleri için mükemmel bir ortama sahip. Ayrıca bölgenin zengin bitki ve vahşi yaşam zenginliği, fotoğrafçılar için de harika fotoğraflar çekme şansı veriyor. Her mevsim farklı bir renk tonuna bürünen Ardennes, özellikle sonbahar aylarında ortaya çıkan rengarenk manzaralarıyla binlerce insanı kendine çekiyor.

Ardennes, sadece doğal güzellikleriyle değil, aynı zamanda tarihi ve kültürel zenginlikleriyle de dikkat çekiyor. Orta Çağ’dan kalma kaleler, manastırlar ve kiliseler bölgesinin tarihi mirasını gözler önüne seriyor. Bouillon Kalesi ve La Roche-en-Ardenne Kalesi gibi etkileyici yapılar, ziyaretçilere geçmişe unutulmaz bir yolculuk yapma fırsatı veriyor. Ayrıca Ardennes bölgesi, 2. Dünya Savaşı’nda önemli bir rol oynadı ve Bastogne şehri bu dönemin hatıralarını yaşatan müzeler ve anıtlarla dolu. Yıl boyunca düzenlenen festivaller ve yöresel etkinlikler ise bu bölgenin kültürel çeşitliliği ile canlılığını yansıtıyor 

Konum Linki

99. Mons

Belçika’nın Hainaut eyaletlerinin yer alan Mons, zengin tarihi ve kültürel çeşitliliğiyle dikkat çeken turistik bir şehir. Orta Çağdan kalma dar sokakları, zarif mimarisi ve canlı atmosferiyle ünlü olan Mons, keyifli bir gezi deneyimi yaşatıyor. Şehrin kalbi olan Grand Place; tarihi binalar, restoranlar, mağazalar ve kafelerle dolu bir kültürel merkezi. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Mons Çan Kulesi ise şehrin muhteşem manzarasını tamamlıyor. Mons, aynı zamanda ünlü ressam Vincent van Gogh’un bir dönemde yaşadığı yer olarak da sanat tutkunlarının ilgisini çekiyor. 

Mons, kültürel etkinlikler ve festivaller açısından da oldukça zengin. Her yıl düzenlenen Doudou Festivali, şehrin en önemli etkinliklerinden biri. Festival sırasında şehir, renkli geçen törenleri ve geleneksel kutlamalarla binlerce ziyaretçiyi ağırlar. Bu festival, UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’nde yer alıyor ve Orta Çağdan beri yapılıyor. 2015 yılında Avrupa Kültür Başkenti olarak seçilen Mons, yıl boyunca birçok sanat ve kültür etkinliğe ev sahipliği yapıyor. Şehirdeki müzeler, galeriler ve tiyatrolar, Mons’un kültürel zenginliğini gözlerin önüne seriyor. Mons, hem geçmişin izlerini yansıtan tarihi yapıları hem de dinamik kültürel yaşamla keşfedilmeye değer bir Belçika şehri. 

Konum Linki

100. Vilvoorde

Belçika’nın Flaman Brabant bölgesindeki yer alan Vilvoorde, tarihi ve modern unsurların harmanlandığı büyüleyici bir şehir. Brüksel’e yakın güzel bir konumda olan Vilvoorde, tarih boyunca konum sayesinde önemli bir ticaret ve ulaşım merkezi oldu. Şehir, Orta Çağdan kalma yapıların yanı sıra modern mimarisiyle de dikkat çekiyor. Vilvoorde’un tarihi merkezi, dar sokakları ve yüzlerce yıllık binalarıyla geçmişe bir yolculuk yaşatıyor. Özellikle 14. yüzyıldan kalma Sint-Servatius Kilisesi, Gotik mimarisinin güzel bir örneği olarak turistlerin çok ilgisini çekiyor.

Vilvoorde, sadece tarihi dokusuyla değil, aynı zamanda kültürel ve sosyal etkinliklerle de öne çıkıyor. Şehirde düzenlenen festivaller, konserler ve çeşitli etkinlikler, şehrin kültürel yapısını anlamak için ideal. Vilvoorde’un yeşil alanları ve parkları, doğa tutkunları için harika dinlenme alanları sunuyor. Ayrıca kanal boyunca yapılan yürüyüş ve bisiklet turları da şehrin doğal güzelliklerini keşfetmek için harika bir fırsat. Şehirdeki çeşitli restoranlara ve kafelere uğrayarak Flaman mutfağının en ünlü lezzetlerini tatarak yorgunluk da atabilirsin.

Konum Linki

Tarihe yolculuk yaptığın, güzelliği ile bizi büyüleyen Belçika’dan sonra sana önerimiz Hollanda. Yemyeşil doğası, el değmemiş güzellikleri ve renkli sokakları ile seni büyüleyecek olan Hollanda’da görmen gereken yerler için Hollanda’da gezilecek yerler yazısına tıkla!

Kaynak: enuygun.com

Etiketler
Bu yazıyı paylaşın
Yazar uczbilet

Gezilecek yerler, ulaşım ve uygun uçak bileti üzerine yazıyor.

Ziyaretçi Yorumları (0)

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Yorum Yap

Your email address will not be published. Required fields are marked *